YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6595
KARAR NO : 2014/12659
KARAR TARİHİ : 02.07.2014
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2014
NUMARASI : 2012/343-2014/36
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2014 tarih ve 2012/343-2014/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer’i müdahil vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı şirketin hissedarı olan İ.. T..’nin kefil olduğu P… San. ve Tic. Ltd. Şti’den olan 40.331,68 TL alacağının tahsili için başlattıkları icra takibinin kesinleştiğini, davalı şirket ortaklarına borcun ödenmemesi halinde şirketteki hisselerinin haczedileceği ve şirketin feshinin isteneceğine dair ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek 6762 sayılı TTK’nın 522. maddesi uyarınca, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Fer’i müdahil vekili, TTK’nın 522. maddesi uyarınca gönderilen ihtarnamelerin, davacı tarafından gönderildiğini, ihtarnamelerde borç miktarının gösterilmemiş olduğunu davacı alacaklının icra dosyasından davalı şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin herhangi bir talebinin olmadığını, bu nedenle şirketin feshini talep edemeyeceği, borçlunun yaklaşık olarak 36.000,00 TL’lik menkul malları ile 25.000,00 TL değerinde motorlu aracının haciz edildiği, davacı alacaklının bunların satışını isteyebilecekken şirketin feshini istemesinin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin feshini isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine haciz konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen ihtarname ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin ihtar edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK’nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer’i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK’nın 522. maddesi uyarınca açılan limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasıdır.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine haciz konulduğu ve ortaklara TTK’nın 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ayrıca fesih davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da limited şirketin yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.
Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirkete yöneltilmiş, şirketin ortakları davada yer almamıştır. O halde, mahkemece davacı alacaklıya şirketlerin ortaklarına karşı da dava açması ve bu dava ile birleştirilmesini talep etmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ve fer’i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ve fer’i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.