Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2414 E. 2014/8123 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2414
KARAR NO : 2014/8123
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ : SAMSUN TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2012/133-2013/846

Taraflar arasında görülen davada Samsun Tüketici Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 tarih ve 2012/133-2013/846 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile müvekkili arasında yaklaşık 20 sene evvel yapmış oldukları bir kredi sözleşmesi bulunduğunu, yapılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla davalı banka tarafından hiçbir bildirim yapılmadan müvekkilinin Bağ-kur emekli maaşı hesabına bloke koyularak ve bu hesaptan borcun ödenmesini yaptığı kesintilerle tahsil ettiğini, davalı bankanın kesinleşmiş bir icra takibi olmadan müvekkilinin maaş hesabından bildirimsiz kesintiler yaparak müvekkilini zarara uğratan faaliyetlerde bulunduğunu iddia ederek davalı banka aleyhine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve yapılan blokaj ve kesinti uygulamasına son verilmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı banka tarafından yapılan 6.000,00 TL’lik kesintinin her bir kesinti tutarının kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının halen bankaya borcu bulunduğunu, takas mahsup hakkının kullanıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm doya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredili bankomat kart sözleşmesinin 10. maddesindeki bankaya hesaptan tahsil, rehin, hapis ve mahsup yetkisi veren düzenlemelerin tüketicinin aleyhine olan ve tüketiciyi külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırılmadığı için haksız şart biçiminde olduğu, tüketicinin maaş hesabına konulan blokenin yerinde olmadığı, İİK’nın 83/a maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre davalı bankanın davacının emekli maaşı hesabına koymuş olduğu blokenin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredili bankomat kart sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketicinin, “mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3 (h) bendinde tüketici işleminin “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı banka ile akdettiği kredili bankomat kart sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı TTK’nın 4/6. maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bu itibarla, mahkemece tüketici mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.