Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4194 E. 2014/6297 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4194
KARAR NO : 2014/6297
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ : HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2012/266-2013/34

Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2013 tarih ve 2012/266-2013/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki nakliye anlaşması gereğince, müvekkili şirketin, davalı tarafın yükünü İspanya’dan İzmit’e taşıdığını, bu taşıma karşılığında düzenlenen 12.329,20 TL. bedelli faturanın 6.308,60 TL’lik kısmının ödemediğini, kalan borcun tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının Hatay 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3339 E. sayılı dosyaya itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcun muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, gerek davacının sunduğu 1 haftalık ödeme süresi içeren nakliye anlaşması teyit belgesi suretinde, gerekse davalı tarafından ibraz edilen ve 40 haftalık ödeme süresi içeren nakliye anlaşması ve teyit bildiriminde “ihtilaf halinde Trabzon Mahkemeleri’nin yetkili olduğu” ibaresinin bulunduğu, tarafların tacir olup, ihtilafın ticari ilişkiden doğması ve tarafların Trabzon Mahkemeleri’nin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi yaparken, başka mahkemeleri yetkili göstermemeleri karşısında Trabzon Mahkemeleri’nin yetkisinin kesin yetki olduğu, kesin yetkinin de 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ç maddesine göre dava şartı olduğu gerekçesiyle, yetkisizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın “yetki sözleşmesi” başlığını taşıyan 17. maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu yetkiye ilişkin kural, HMK’nın 18/1. maddesinin “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi
yapılamaz.” hükmünden de açıkça anlaşılabileceği üzere mahkeme re’sen gözetilecek kesin bir yetki kuralı niteliğinde değildir. Esasen, yine madde hükmünden hareketle, taraflarca aksi kararlaştırılabilecek bir yetki kuralının, kamu düzeni mülahazası ile va’zedilmiş olan kesin yetki kuralları arasında yer alması söz konusu olamaz. Bu durumda, davalı borçlunun yetkiye yönelik bir itirazı söz konusu olmaksızın yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.