YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10759
KARAR NO : 2014/13522
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
MAHKEMESİ : GEBZE 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/78-2013/1020
Taraflar arasında görülen davada Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/78-2013/1020 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlu hakkında müvekkili şirkete olan cari borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, borcun tespiiti halinde ise takas def’inde bulunduklarını savunarak, davanın reddini ve kötüniyetli davacı aleyhine %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ortağının bilirkişi raporu ile belirlenen 327.350,68 TL borcun tahsili için yapılan takibe itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Gebze 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4840 sayılı dosyasına 03.11.2012 tarihinde yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20’si olan 52.286 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar işbu davada tanık dinlenilmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan 6.6.2011 tarihli ”ön protokol” adlı belgede davalının, davacıya borçlu olduğunu ikrar etmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı borçlu ortağın, davacı şirkete olan cari borcu nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde davacının 261.431,91 TL asıl alacak, 64.408,94 TL işlemiş faiz talep etmiş olması karşısında mahkemece davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü, temerrüde düştüğü tarih itibariyle ne miktar işlemiş faiz talep edebileceği hususu üzerinde durulmadan davanın tamamen kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu durumda, mahkemece davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü tespit edilip, işlemiş faiz hesabı da yaptırılmak suretiyle belirlenecek miktar üzerinden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.