YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14306
KARAR NO : 2014/16892
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ : KONYA (KAPATILAN) 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2014/260-2014/265 D.İŞ
Konya (Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2014/260-2014/265 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili tarafından aleyhine ihtiyati haciz istenen şirkete genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, N.. G.. ile İ.. G..’ün kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarneme gönderildiğini ileri sürerek; aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, ihtarnamenin asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmediği, B.K’nın 586/1.maddesinde düzenlenen “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.” hükmü nazara alındığında ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun gerçekleşmediği, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olduğuna dair de delil ve belge eklenmediği gerekçesiyle; müteselsil kefiller İ.. G.. ve N.. G.. yönünden talebin reddine, Ö.. Ş.. yönünden talebin kabulüne, borçlunun gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, 84.390,98 TL alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati hacze ilişkin olup, mahkemece asıl borçlu yönünden talebin kabulüne, müteselsil kefiller yönünden ise yukarıda anılan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
Müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK)’nın 586. maddesine göre, müteselsil kefillere başvurabilmek için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve borçluya çıkartılan ihtarın sonuçsuz kalması gereklidir. Dosyadaki genel kredi sözleşmesinin 18. maddesine göre, müşteri ve/veya ek kart hamili ve kefilin, bu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi için işbu sözleşmede yer alan isim ve imzalarının yanında yazılı adresi, değişiklik noter aracılığı ile bildirilmedikçe, kanuni ikametgah olarak tesis ettiğini beyan ettikleri ve bu adrese yapılacak yazılı bildirimlerin şahıslarına yapılmış sayılacağını, o yer de bulunmasa bile tebligatın iade edilmeyip Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin uygulanmasını kabul ettikleri düzenlenmiştir. İhtiyati haciz isteyen banka tarafından asıl borçlu şirket ve müteselsil kefiller hakkında hesap kat edilerek, adlarına hesap kat ihtarı gönderilmiş, borçlu şirketin hesap kat ihtarında gösterilen birinci adresine çıkartılan tebligatın şirketin işçisi imzasına 27/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir. Borçlu şirketin kredi sözleşmesinde de gösterdiği hesap kat ihtarındaki ikinci adresine çıkartılan tebligatın ise iade edildiği anlaşılmaktadır. Şu halde kredi sözleşmesinde yer alan ikametgah hükmü nazara alınmadan, dahası hesap kat ihtarından aleyhine ihtiyati haciz istenen asıl borçlu şirketin ilk gösterilen adresine çıkartılan tebligatın tebliğ edildiği bildirildiği halde bu hususa ilişkin tebliğ şerhi değerlendirilmeden; dolayısıyla asıl borçluya çıkartılan ihtarın bu suretle sonuçsuz kalıp kalmadığı belirlenmeden yazılı gerekçe ile müteselsil kefiller yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.