Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8244 E. 2014/15430 K. 13.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8244
KARAR NO : 2014/15430
KARAR TARİHİ : 13.10.2014

MAHKEMESİ : İZMİR (KAPATILAN) 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/03/2014
NUMARASI : 2013/203-2014/65

Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/03/2014 tarih ve 2013/203-2014/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı JTI Tütün Ürünleri A.Ş’nin davalı şirketin K.-İ.adresindeki deposunda bulunan mallarının taşınması işini üstlendiğini, 09.10.2006 tarihinde davalı şirketin hatalı yükleme yapması nedeniyle müvekkiline ait dorsenin davalının deposundan ayrıldıktan sonra 70 metre mesafe katetmeden devrilerek hasarlandığını, Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılan tespitte davalı şirketin %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının sebebiyet verdiği zararlandırıcı olay nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar tutarı olan 9.440,00 TL ile tespit masrafı olan 252,54 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davacıya ait aracın devrilmesi sonucunda araçta 8.000,00 TL zararın meydana geldiği, emtia yüklü aracı yol ve yük koşullarına uygun olarak kullanmayan, sürüş güvenliğini etkileyecek şekilde hatalı olarak yapılan yüklemeyi engellemeyen, hatalı yüklemeye karşı çıkmayan davacı şirket sürücüsünün araç kullanmadaki dikkatsizliği ve yüklemeye nezaret etme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi nedeni ile 1. derecede kusurlu ise de, araç ve yük güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde yükleme yapması gerekirken bu yükümlülüğe aykırı davranan davalı şirketin de olayda %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hakkaniyet kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin 2 numaralı bendin ve davalı vekilinin 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının gerçek zararı KDV dahil edilmeden hesaplanmıştır. Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına dahil olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.