Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8506 E. 2014/15429 K. 13.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8506
KARAR NO : 2014/15429
KARAR TARİHİ : 13.10.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 40. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2011/276-2013/266

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2013 tarih ve 2011/276-2013/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketle yapılan acentelik sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasındaki cari hesaba göre davalı şirketin, müvekkiline 17.733,61 TL borcu olduğunu, söz konusu borçtan diğer davalı V.. S..’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibi ile davalıların temerrüde düştüğünü ileri sürerek, şimdilik 17.733,61 TL asıl alacak, 13.935,70 TL ticari temerrüt faizi olmak üzere 31.669,31 TL’nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olmadığını, davalı kefil bakımından ise sözleşmede kefalet limiti gösterilmediğinden kefalet ilişkisinin hukuken geçerli olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı V.. S..’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı acentelik sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu miktar açıkça belirtilmediğinden davalı kefil V.. S..’in sorumluluğu bulunmadığı, 24/07/2007 tarihi itibariyle davacının alacağının 17.733,61 TL olduğu, asıl alacağa temerrüt tarihi olan 24/07/2007 tarihinden taleple bağlı kalınarak 23/12/2010 tarihine kadar davacının talep edebileceği yasal faiz miktarının 5.457,09 TL olduğu, ilk ıslah dilekçesinde davacı vekili dava dilekçesindeki maddi vakayı genişletmediğinden ve ikinci ıslah dilekçesi verilmesi mümkün olmadığından 09/10/2013 tarihli ikinci ıslah dilekçesi dilekçesine itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 17.733,61 TL asıl alacak, 5.457,09 TL işlemiş faizin ve asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı şirketten tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı V.. S.. hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle ıslah edilen kısım reddedilmişse de, davacı vekilinin 09.10.2013 tarihli ikinci dilekçesi ıslah mahiyetinde olmayıp ıslah dilekçesini açıklama mahiyetindedir. Bu itibarla, mahkemece davacı vekilinin ikinci dilekçesi, değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle ıslah talebinin reddi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık acentelik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup acentelik sözleşmesi TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari iş mahiyetindedir. Bu nedenle, mahkemece davacı yararına talep gibi ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.201 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.