Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12179 E. 2014/18694 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12179
KARAR NO : 2014/18694
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2014
NUMARASI : 2012/540-2014/132

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/02/2014 tarih ve 2012/540-2014/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ekim 2000 dönemine ait SSK prim ödemeleri için 516,59 TL’yi davalı banka şubesine yatırdığını, ancak mükellef sicil numarası yanlış yazılmak suretiyle söz konusu meblağın dava dışı bir firmanın SSK prim tutarı olarak ödendiğini, banka tarafından durumun düzeltilmemesi nedeniyle müvekkilinin o döneme ait prim borcunu 09.10.2007 tarihinde 3.439,01 TL olarak yeniden ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, anılan meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, durumun öğrenilmesini müteakip düzeltilmesi amacıyla SSK’ya yazı yazıldığını, ancak cevap alınamadığını, 19.09.2006 tarihi itibariyle davacının SSK’ya borcunun bulunmadığını, davacının 09.10.2007 tarihinde yaptığı ödemenin sebebinin anlaşılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gecikme zammı ile birlikte 3.402,82 TL ödediği, yanlış işlem sonucu 09.10.2007 tarihinde yaptığı ödemeyi davalıdan talep etme hakkı olduğu, ancak fazladan talep edilen 36,14 TL’nin hatalı yatan primle ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.402,87 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen önceki karar, Dairemizce, davacının 2007 yılında mükerrer ödemek zorunda kaldığı borca yönelik çelişkili yazı yanıtları bulunduğu, bu çelişkinin giderilmesinin gerektiği ve zararın ne suretle oluştuğu hususlarının saptanmadığı gerekçeleriyle bozulmuş ve mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de,
uyulan bozma ilamı uyarınca bir araştırma yapılıp bunun sonucuna göre hüküm kurulmamıştır. Zira, bozma ilamından sonra gelen 12/04/2013 tarihli yazıda, borcun 2000 yılında ödendiği, 2007 yılında mükerrer ödeme bulunmadığı, 06/12/2013 tarihli yazıda da, borcun 2007 yılında ödendiği mükerrer ödeme olmadığı belirtilmiştir. Bu itibarla mahkemece bu iki yazının farklı kamu kurumlarından geldiği hususu da gözetilerek, aynı olaya ilişkin olup olmadıklarının araştırılması ve bunun sonucunda davalı bankanın varsa mükerrer ödemede bir kusurunun olup olmadığı hususlarının irdelenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.