Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5061 E. 2014/11981 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5061
KARAR NO : 2014/11981
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ : YOZGAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2012/81-2013/834

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.11.2013 tarih ve 2012/81-2013/834 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekilinin Yozgat İş Bankası nezdindeki 590-03…. hesap nolu mevduat hesabından çeşitli zamanlarda çekmiş olduğu paraları davalı E.. E..’nin ortağı ve müdürü olduğu E.. Mad. Tarım Ürn. İnş. Malz. İht. ve İhr. Ltd. Şti. ve Ü.. Ç.. M.. Suyu Paz. Tic. San. Ltd. Şti’ye ait 2006 ve 2007 yıllarında çeşitli çek, senet ödemelerine ve bu şirketlerin hesaplarına yatırdığı, bu tutarlar karşılığında davalılardan 28/03/2007 vade tarihli ve 30.000 TL bedelli bono aldığını, müvekkilinin davalıların ortağı olduğu Ü.. Ç.. Memba Suyu Paz. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait alacaklı F. K.. tarafından bankaya tahsile konan 25.11.2006 vade tarihli ve 5.000 TL bedelli bono bedelini ödediğini, 30.000 TL’lik bononun zamanaşımına uğradığını, yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu ileri sürerek 30.000 TL bedelli bono nedeni ile davalıdan sebepsiz zenginleşmeden dolayı muaccel olan alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bononun müvekkillerince verildiğini ancak malen kaydı taşıdığını, davacıya borçlarının olmadığını, başka borçlulara olan borçlarından kurtulabilmek için söz konusu bononun davacıya verilip malvarlığına haciz konulmasının sağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ispat yükünün davacıda olduğu, zamanaşımına uğrayan bononun yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup tanıkla ispat edilebileceği, tanık anlatımlarının temel ilişkiyi açıklamaya elverişli ve yeterli olduğu, davaya konu belgenin keşideci hanesinde tüzel kişi- limited şirket- adı bulunduğu, davalıların senedin ihdas tarihinde ve halen şirketi temsile yetkili oldukları, davacı vekilinin taraf değişikliği yaparak şirket tüzel kişiliğinin davalı olduğunu beyan ettiği, 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesinin iradi olarak taraf değişikliğine imkan sağlaması karşısında davanın husumetten reddi yerine taraf değişikliği sağlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.000 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, zamanaşımına uğramış bono nedeniyle bono miktarı kadar alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile 30.000 TL’nin karar başlığında davalı olarak gösterilen E.. E.. ve M.. E..’den alınarak Davacıya verilmesine karar verilmiş, ancak davacı vekilinin 05/11/2013 tarihli son oturumdaki “biz tarafları her nekadar şirket yetkilisi olarak göstermiş isek de icra dosyasında ve davaya konu senette şirket kaşesi de basılmıştır.bizim hataen şirket yetkililerini davalı gösterdiğimiz görülmektedir, hatamızı düzeltiriz, dava konusu alacağın şirketten tahsilini isteriz” şeklindeki beyanı nazara alınarak karar gerekçesinde “davanın husumetten reddi yerine taraf değişikliği sağlanarak davanın davalı şirket yönünden kabulüne” şeklinde yazılmıştır. Bu durumda, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.