Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1991 E. 2014/9381 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1991
KARAR NO : 2014/9381
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ : ÇAYELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/10/2013
NUMARASI : 2012/271-2013/284

Taraflar arasında görülen davada Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2013 tarih ve 2012/271-2013/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortaklarından olup şirkette 1800 hissesi bulunduğunu, davalı şirket ortaklar kurulunun 28/06/2012 tarihli toplantıda aldığı 4 sayılı karar ile müvekkilini ortaklıktan çıkardığını, davalı şirketin bu yönde karar alma yetkisi olmadığını, müvekkilinin taahhüt ettiği sermayeyi ödediğini ileri sürerek, davalı şirket ortaklar kurulunun 28/06/2012 tarih ve 04 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ihtarnamelere rağmen haksız tutum ve davranışlarınaı devam ettirmesi, sermaye borcunu ödememesi, şirket aleyhine dedikodu yaparak şirketin ticari varlığını zaafiyete uğratması nedeniyle TTK’nın 529. maddesi gereği davacının şirket ortaklığından çıkarıldığını, kararın yasaya ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin ticari kayıtlarından davacının taahhüt ettiği sermaye borcunu davalı şirkete ödediği, davacının sermaye borcu haricindeki nedenlere dayanılarak şirketten çıkarılması yönünde bir karar alınmasının mümkün olmadığı, şirketin ancak “muhik sebep” olarak belirtilecek nedenlere dayanarak ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği, kendisinin ortağı çıkartma yetkisinin bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacının şirketten çıkarılmasına ilişkin olarak alınmış olan ortaklar kurulu kararının hukuka uygun olarak alınmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 28.06.2012 tarih ve 04 nolu ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ortağın şirketten çıkarılmasına yönelik ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin işbu davanın açıldığı tarih ve karar tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, mahkemece 6103 sayılı Yasa’nın 3. maddesi delaletiyle 6102 sayılı yasa’nın 640. maddesinin bu davada uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmaksızın TTK’nın 551. maddesi hükmüne göre muhik sebeplerin varlığı halinde çıkmaya ancak mahkemenin karar verebileceği gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.