YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1813
KARAR NO : 2014/9378
KARAR TARİHİ : 20.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2013
NUMARASI : 2010/1225-2013/319
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2013 tarih ve 2010/1225-2013/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/808 Esas ve 2010/101 Karar sayılı ve 02/03/2010 tarihli kararı ile davalının 5.583,10 TL ödemesine karar verildiğini, dava dilekçesinde faiz talep edilmesinin unutulmuş olması nedeniyle faiz konusunda bir karar verilmediğini, mahkemece taleple bağlı kalındığını, asıl alacak yönünden İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/25068 E. sayılı dosyası ile ilamlı takibe girişildiğini, bu alacağa bağlı- dava tarihinden karar tarihine kadar olan dönem için feri faiz alacağı İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/25067 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe girişildiğini ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının faize ilişkin haklarını saklı tutmadığını, sonradan faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının faiz hakkını saklı tutup tutmadığı hususunun yargılamaya gerektirmesi nedeniyle icra takibine konu olamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı aleyhine antrepo alacağının tahsili için açtığı İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/808 Esas, 2010/101 Karar sayılı dosyasında dava dilekçesinde faiz talep edilmediği, ayrıca faize ilişkin taleplerin saklı tutulduğuna dair bir kaydın olmadığı, mahkeme tarafından davanın kısmen kabulü ile 5583,10 TL alacağın tahsiline karar verildiği, dava dilekçesi ile faiz talep edilmediğinden kararda faize ilişkin bir karar verilmediği, mahkeme kararının davalı tarafından temyiz edildiği ve Yargıtayca onama kararı verilerek kararın kesinleştiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, faiz alacağının tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davada faiz hakkının saklı tutulmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacının asıl alacak için açtığı davada, davacı sadece fazlaya dair hakkını saklı tutmuş, asıl alacak için işlemiş veya işleyecek faiz talep etmemiştir.Faiz istenmeden yalnız asıl alacak için açılan dava kısmi dava olmayıp bir tam davadır.Çünkü faiz asıl alacağın bir bölümü olmayıp fer’i nitelikte fakat ayrı bir alacaktır. Bu nedenle de asıl alacak davasında da faiz istenmemiş ve faiz isteme hakkı saklı tutulmamış olsa bile davacı faiz alacağından zımni olarak feragat etmiş sayılmaz, daha sonra faiz için ayrı bir dava açabilir.(Kuru, 6. baskı cilt 2, sayfa 1562). Bu nedenle mahkemece işin esası incelenmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.