Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10691 E. 2014/19453 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10691
KARAR NO : 2014/19453
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2009/681-2014/25

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2009/681-2014/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 22/11/2008 tarihindeki şiddetli fırtınada müvekkiline ait geminin Pendik’te demirdeyken davalıya ait dubanın demirini koparıp müvekkilinin gemisinin üzerine gelerek ciddi hasar yarattığını, mahkeme kanalı ile hasarın tespit edildiğini ileri sürerek, 66.000 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmitşir.
Davalı vekili, asıl davada dubanın alargada olmasının mümkün olmadığını, davacının gemisinin araç indirme rampasının lodosta kayalara çarpmaya başladığını, sonra da davalı dubasına doğru sürüklendiğini, bağlama şekillerine göre davacının iddia ettiği şekilde bir kaza olamayacağını savunmuş; karşı davada ise, dubaya çarpan davacı gemisinin bağlama halatlarının kopması ve müvekkiline ait dubanın kayalıklara sürüklenmesi sebebiyle zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davada davacının gemisi limanda bağlı iken izinsiz tamir yaptığı, Yönetmeliğin 24-25 maddelerine göre usulsüz demirlediği ve bağladığı, açıklamalı kaza raporunun 34. maddeye göre geç bildirildiği, iyi gemicilik kurallarının uygulanmadığı, tedbirlerin zamanında alınmadığı tespiti ile davacının %50 kusurlu olduğu, aynı şekilde karşı davacı yanın da kaza esnasında hiç personel bulundurmadığı, acil durumda müdahale için gerekli römorkör veya çekiciyi hazır tutmadığı, tedbirlerin tümünü almadığı, iyi gemicilik kurallarına uygun davranmadığından %50 kusurlu olduğu, davanın kısmen kabulü ile 13.601,92 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise hasar tazminatı adı altında istenen 7.000 TL yönünden iddiayı tespite yarar bilgi belge sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda meydana gelen deniz kazasında davalı duba işletmesinin dubada acil durumlar ve kaza esnasında personel bulundurmadığı, dubanın acil durumda çekilmesi için yanında çekici-römorkor bulundurulmadığı, kötü hava koşullarında can ve mal emniyetini koruyacak tüm önlem ve tedbirlerin yerine getirilmediği, iyi gemicilik kurallarına uyarak kazayı önlemek için dubanın zamanında bulunduğu yerden çektirilmediği gerekçesi ile %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı-karşı davacı tarafça söz konusu bilirkişi raporuna karşı, gerekli önlemlerin alındığına yönelik aynı zamanda bu önlemlerin alınmasına rağmen davacı tarafın işlettiği geminin fırtınada sürüklenmek suretiyle dubaya çarptığı, tüm önlemlerin alınmasına rağmen çarpma eyleminin önüne geçilmesinin mümkün olamayacağı ileri sürülmüş ve bu hususa yönelik ciddi itirazlar içeren 17.07.2012 tarihli dilekçesi dosyaya sunulmuştur.
Her ne kadar, davalı itirazlarına yönelik olarak bilirkişiden ek rapor alınmış ise de, olayın oluşu itibariyle fırtına meydana gelip davacı gemisinin halat kopararak sürüklenmesi üzerine, davalı tarafın tüm önlemleri alması halinde dahi dava konusu çarpışma eyleminin meydana gelmesinin engellenip engellenemeyeceği hususunda bir görüş mevcut olmadığından bilirkişi raporunun denetimine elverişli ve hüküm tesisine yeterli olduğundan söz edilemez. Bu bakımdan, açıklanan hususlarda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.