YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10564
KARAR NO : 2014/17935
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2010/302-2014/42
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/02/2014 tarih ve 2010/302-2014/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile… Servis ve Dağıtım Ltd. Şti. arasında akdedilen taşıma sözleşmesi uyarınca toplam 25.488,00 kg . C.. ürününün Antalya’ya taşınması hususunda müvekkili şirket ile davalılar arasında alt taşıma sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca 25.488,00 kg ürün, 02/08/2010 tarihinde B.. D..’in sevk ve idaresindeki araca yüklendiğini, ancak taşıma konusu ürünlerin teslim yerine ulaşmadığını, şoförün aracı ve içindeki yükü TCK’nın 155. maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçu işlemek suretiyle aldığı ve araçla birlikte kaybolduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, davalılarca zayi edilen ürünlere ilişkin müvekkili şirket tarafından … Servis ve Dağıtım Ltd. Şti’ye 09/08/2010 tarihinde 15.015,38 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.015,38 TL’nin 09/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Nakliyat ve Ticaret Tahmil Tahliye Komisyon Taahhüt A.T…vekili; davacının iddiasının aksine, müvekkili ile davacı şirket arasında akdedilmiş bir sözleşmenin mevcut olmadığını, müvekkilinin aracı bir firma olduğunu, davacı firmanın kendisinden araç talebi üzerine, evraklarını incelediği ve referanslarını araştırdığı ancak kendisi ile hiçbir ilişkisi bulunmayan bir aracı davacı firmaya yönlendirdiğini, davacı tarafça alt taşıma olarak nitelendirilse de, bu durumun alt taşıma olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı firmaya gelen aracın güvenilir olduğunu garanti eden bir taahhüdünün bulunmadığını, müvekkili tarafından verilen bir sevkiyat fişi ya da sevk irsaliyesinin de mevcut olmadığını savunarak davanın rediini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı şirket arasında yapılmış bir taşıma sözlşemesi bulunmadığı, davalı şirket eyleminin sadece araç teminine yönelik olduğu, taşıma irsaliyesinin davacı şirket tarafından düzenlendiği, davacı şirket tarafından, davalı şirketten talepte bulunulamayacağı, S A..n ifadesi ve Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/3456 soruşturma sayılı dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ve daimi arama kararı dikkate alındığında, diğer davalılardan da talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı B.. D..’e yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, iddiaya, mahkemenin kabulüne ve dosya kapsamına göre, davalılardan A. T.. taşıma komisyoncusu, diğer davalı B.. D.. ise anılan davalının temin ettiği alt taşıyıcıdır. Uyuşmazlık, taşıma komisyoncusunun da, TTK’nın 787/1’inci madde hükmünde geçen, tercihe konu sorumlulardan biri olan ilk taşıyıcı konumunda olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. TTK’nın 808. maddesi hükmüne göre, ücret mukabilinde kendi namına ve müvekkili hesabına eşya taşımayı sanat ittihaz etmiş olan kimse taşıma komisyoncusudur. TTK’nın 809. maddesi uyarınca taşıma komisyoncusunun tedbirli bir tacir gibi taşıyıcıları seçmeye, müvekkilinin menfaatlerini korumaya mecbur olduğu öngörülmüştür. Aksi halde TTK’nın 814. maddesine göre, eşyayı taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur. TTK’nın 787/1. madde hükmü uyarınca ise, taşınan malın ziya ve hasara uğraması nedeniyle açılacak tazminat davası ya asıl taşıyıcıya veya alt taşıyıcıya karşı açılabilir. Diğer bir deyişle, asıl ve alt taşıyıcıların müteselsil sorumluluğu söz konusu olamaz.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalılardan A.T..’un hukuki durumunun TTK’nın 808-824. maddeleri gereğince tayin ve tespiti ile bundan sonra TTK 787/1. maddesi gereğince davacıya tercih hakkının kullandırılmasının gerekip gerekmeyeceği üzerinde durulup oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, davalılardan H.A..’ın 02.08.2010 tarihli navlun faturasını tanzim ettiğinin ve davalılardan A. T..’un taşıma için kamyon ve şoför temin ettiğinin ikrar edilmesine rağmen yazılı gerekçelerle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenler davacı vekilinin davalı B.. D.. yönünden tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.