Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7735 E. 2014/14846 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7735
KARAR NO : 2014/14846
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/01/2014
NUMARASI : 2009/671-2014/1

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/01/2014 tarih ve 2009/671-2014/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait M/T S. isimli gemide 02.01.2009 ila 17.02.2009 tarihleri arasında kaptan olarak çalıştığı halde ücretini alamadığı gibi davalı şirket yöneticilerinin aşağılayıcı ve hakaretvari söz ve davranışlarına maruz kaldığını, bu itibarla 15.02.2009 tarihinde haklı nedenle fesih bildirimi yaparak 17.02.2009 tarihinde gemiden ayrıldığını, davalının anılan dönem ücreti dışında yıllık izin ve hafta tatili ücretini de ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek bu alacaklarının tahsilini teminen müvekkilinin çalıştığı M/T S. Gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2008/478 Esas sayılı mahkeme dosyasında aynı alacağın tahsili zımnında kanuni rehin hakkı tesisi talebiyle dava açıldığını, ayrıca Kartal 3. İş Mahkemesi’nin 2009/640 Esas sayılı dosyası nedeniyle derdestlik halinin bulunduğunu, davacının aynı alacak için iki farklı yargı yolunu seçtiğini, müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığını, davalının kaptan sıfatıyla çalışmakla gemi adamı sayılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, kanuni rehin hakkı tesisi istediği, ancak bu hakkın feri nitelikte bulunduğu, asıl alacaktan ayrı olarak talep edilemeyeceği, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1236’ncı maddesi de bu yönde iken yanlış değerlendirildiği, nitekim 6102 sayılı TTK’nın 1377’nci maddesinin rehin hakkının asıl alacaktan bağımsız olarak istenemeyeceği yönünde açık hüküm tesis ettiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi alacağının tahsilini teminen kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkin olup yargılama esnasında rehin hakkı istenen alacak ilama bağlı hale gelmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1236’ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir. Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK’nın 1236’ncı maddesi uyarınca da 6102 sayılı TTK’nın 1377’nci maddesi gibi asıl alacaktan bağımsız kanuni rehin hakkı istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde olmayıp davacının kanuni rehin hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Ancak, davalı vekili, temyize cevap dilekçesinde kanuni rehin hakkı istenen alacağın tahsili için başlatılan takibe ilişkin icra dosyasının infaz edildiğini ileri sürmüş olup alacağın tamamen ödenip ödenmediğinin, dolayısıyla davanın konusuz kalıp kalmadığının da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesini teminen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.