YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1664
KARAR NO : 2014/11926
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2012/297-2013/403
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2012/297-2013/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin iştigal konusunun her çeşit ticari malların toptan ve perakende satıcılığı, büyük satış mağazalarının açılması ve işletilmesi olduğunu, müvekkiline ait D., Y., V., S., M., F., C. ve B. ibareli esas unsurlu markalar bulunduğunu, davalı şirkete ait D. ve T.markaları ile D. şekil markasının müvekkili markası ile iltibas yarattığını ileri sürerek davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markalarının okunuş ve davacı markalarının okunuşlarının birbirimden farklı olduğunu, görsel benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait B. markasının 35. sınıf yönünden tanınmış marka olduğu, davalıya ait markaların da 35. sınıfta tescilli bulunduğu, ancak davalı markalarının kelime markası olup markalara bir bütün olarak bakıldığında normal tüketici algılaması yönünden karıştırılma ve iltibas ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin davalıya ait 2008/61702 tescil numaralı D. ve 2008/61703 tescil numaralı T. ibareli markalar hakkındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacının davalıya ait 2010/19967 tescil numaralı T. + şekil ibareli markası yönünden yaptığı temyiz itirazının incelenmesine gelince, davacının ticaret unvanının B. asıl ve ayırt edici unsurunu taşıdığı, B. ibareli seri markalarının bulunduğu, yaygın dağıtım, reklâm ve geniş halk kesimlerine ulaşacak biçimde tanınmışlık kazandığı mahkemenin de kabulündedir. Ancak, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalının T. + şekil markasında davacıya ait B. ibareli markaların renklendirilmesinde kullanılan renkleri tervih ettiği, başvuruda yer alan diğer sözcük ve şekillerin, iki işaret arasında farklı bir görsel, sesçil ve anlamsal etki bırakmadığı, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin aynı ve benzer mahiyette oluduğu, farklılıkların markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, iki işaretin ortalama tüketiciler tarafından ilişkilendirilmesinin ve işletmeler arasında bağlantı olduğunu düşünmesinin kaçınılmaz bulunduğu, her iki markanın aynı tür hizmetleri içerdikleri gözden kaçırılarak davalıya ait 2010/19967 tescil numaralı T. + şekil ibareli marka yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına kara vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.