Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1228 E. 2014/11927 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1228
KARAR NO : 2014/11927
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2010/49-2013/259

Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/04/2013 tarih ve 2010/49-2013/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Banka çalışanı dava dışı M. T.’nin telkini ve talebi üzerine davalı nezdinde bulunan mevduatından fon alım satımı işlemlerinin yapılabilmesi için anılan kişinin verdiği boş dekontlara imza attığını, ancak bu kişinin, sistemin çalışmadığı veya iş yoğunluğu gibi bahanelerle yapılan işlemlere ilişkin dekont örneğini müvekkiline vermediğini, anılan davalı personelinin zimmetine para geçirdiğinin öğrenilmesi üzerine müvekkilinin hesabına yatırmış olduğu 52.000.00 TL’nin bulunmadığının öğrenildiğini, davalı Banka’nın adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 52.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu dekontlar altındaki imzanın davacıya ait olduğunu ayrıca hesap ekstrelerinin de davacıya gönderildiğini ve itiraz olunmadığını, müvekkili Banka çalışanı ile davacı arasında Banka düzeni dışında özel bir para alım ilişkisinin olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre güven kuruluşu olan davalı Banka’nın, topladığı mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak ve objektif özen borcu altında bulunduğu, para çekme dekontlarında her ne kadar davacının imzası var ise davacı ve işlemi yapan M. T.’nin boş dekontlara imza atıldığı yönündeki birbirini teyit eder beyanları davacı ile birlikte bazı müşterilerin yatırdığı paraların yatırım yapma ve altına endeksli fonda yada yüksek oranlı faiz sisteminde değerlendirildiğini düşünmeleri nedeniyle bazen de elden ve hiç bir belge almadan hesaba para yatırdıkları ancak çekmedikleri, davacının toplam zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle kusur oranına göre 42.685,75 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki paranın tahsiline ilişkindir. Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve parasının daha iyi değerlendirileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davacı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davacı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nın 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.186,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.