Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3231 E. 2021/5594 K. 26.10.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3231 E.  ,  2021/5594 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3231
Karar No : 2021/5594

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına sahte fatura kullanıldığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalı 2011 yılı kurumlar vergisi ve 2011/1-3, 4-6 dönemleri geçici vergiler ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında ve davacıya sahte olduğu tespit edilen faturaları düzenleyen mükellef hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarının incelenmesinden; sahte olduğu kabul edilen fatura içeriği emtiaların gerçekten alınıp alınmadığı tespit edilerek matrah takdir edilmesi gerekirken, sahte olduğu kabul edilen faturaların maliyetten düşülmesi sonucunda davacının kârlılığının yüksek bir orana tekabül edip etmediği hususuna değinilmediği gibi sahte olduğu kabul edilen faturaların maliyetten de düşülmediği, davacı şirketin sahte faturaları bilmeden kullandığı beyanının aksine, sahte faturaların bilerek kullanıldığına dair herhangi bir veriye ulaşılamadığından sahte faturalarla yapılan maliyet/gider unsuru harcamalar ile duran varlık alımlarının gerçekten yapıldığının kabul edildiği ve mükellef kurum yetkilisinin beyan ettiği kâr oranı ile net kâr oranının % 6’yı geçmeyeceği ifadesinin ortalaması alınarak (6+1,268/2=)%3,634 bulunan kâr oranının mükellef kurumun brüt satışlarına uygulandığında ortaya çıkan (8.857.564,61*%3,634) =321.883,90TL’den mükellef kurumun beyan ticari bilanço kârı (112,392,59-TL) düşüldüğünde kalan 209.491,31-TL üzerinden matrah takdir edildiği, ancak davacı şirketin beyan ettiği kârın incelemeye alınarak ve emtia envanteri yapılarak değerlendirilme yapılmadığı, davacı şirket yetkilisince tekrar verilen ifadede kârlılık oranlarının ancak %1,1-1,5 civarında olabileceği belirtilmesine rağmen inceleme elemanınca bu rakamın dışındaki bir kârlılık oranına ulaşılırken bu konuda herhangi bir incelemeye girişilmediği, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca yayınlanan sektörel verilerin dikkate alınmadığı, damper ve dorse imalatı, tamirat ve tadilatı sektöründeki diğer firmaların kârlılık oranının ve Ticaret Odaları veya diğer ilgili yerler nezdinde bir araştırma bulunmadığı, bu konuda somut bilgileri bulunan ve asıl görevleri gereği bilgileri bulunması gereken ilgili odalar değerlendirmeye alınmadan salt mükellef kurum yetkilisinin beyan ettiği kâr oranı dikkate alınarak kurumlar vergisi bakımından yapılan incelemenin eksik olduğu sonucuna ulaşıldığından, bu şekilde yapılan hesaplamaya göre takdir komisyonu kararı uyarınca re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın vergi ziyaı cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı belirtilmiş; 30. maddesinde re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin (4) numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması re’sen takdir nedeni olarak sayılmış; 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde; kurum kazancının, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşacağı, 6. maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile, Sultangazi’de damper ve dorse imalatı tamirat ve tadilatı işi ile iştigal ettiği, 2010 yılında hakkında sahte belge düzenlemekten rapor bulunan Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Hafr. Nak.San. Ve Tic Ltd. Şti tarafından adına düzenlenen sahte faturaların bilerek kullanıldığına dair herhangi bir veriye ulaşılamadığı, sahte faturalarla yapılan maliyet/gider unsuru harcamalar ile duran varlık alımlarının gerçekten yapıldığı hususları da belirtilmek suretiyle, mükellef kurum temsilcisinin ”2010-2011 yıllarında ortalama net kâr oranımız % 6’yı geçemez” şeklindeki net kar oranına ilişkin ifadesini, tutanağı imzaladıktan sonra bürosuna gidip, 2010-2011 yıllarında verdiği kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplama yapması neticesinde vergiden önceki kâr oranının %1-1,5 olduğunu hesaplaması akabinde kâr oranının % 1-1,5’u geçmeyeceği yönünde değiştirmek istemesi neticesinde verdiği kâr oranına müfettişlikçe itibar edilmeyecek ise de, mükellef kurumun beyan kâr oranı ile net kâr oranının % 6’yı geçmeyeceği yönündeki ifadesi esas alındığında ortalama (6+1,268/2=)%3,634 kâr oranına ulaşılmış olup, bu oranın brüt satışlarına uygulanması neticesinde ortaya çıkan (8.857.564,61*%3,634)=321.883,90TL’den mükellef kurumun beyan ettiği ticari bilanço karı (112,392,59-TL) düşüldüğünde kalan 209.491,31-TL matrah farkı kabul edilerek üzerinden tarhiyat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen hususların birlikte değerlenmesinden davacı şirket tarafından da kabul edilen kârlılık oranlarının ortalaması alınarak; halihazırda beyan edilen tutar da düşülmek suretiyle tarh edilen vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davanın kabulü yönündeki Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; geçici vergi asılları ve vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin yeniden bir karar verileceği tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının vergi ziyaı cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.