Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5424 E. , 2021/5338 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5424
Karar No : 2021/5338
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … (kendi adına asaleten, … ve …’a velayeten)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … İlçe Kaymakamı olarak görev yapmakta iken atandığı Ardahan Vali Yardımcılığı görevine başlamak amacıyla kendi aracıyla Ardahan iline giderken trafik kazası sonucunda vefat eden eşinin vazife malulü sayılması için yapılan başvurunun reddine ilişkin 29/11/2013 tarihli işlemin iptali ile adi malul sayıldığı tarihten itibaren hak edeceği vazife malullüğü farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 47. maddesinde vazife malullüğüne yer verildiği; davacının eşinin, Ardahan İl Valiliğinde görevlendirildiği, 21/08/2013 tarihinde Ardahan iline giderken geçirdiği trafik kazası nedeniyle hayatını kaybettiği, maluliyet ile görev arasında neden sonuç ilişkisinin bulunduğu, dolayısıyla ölüm olayının görevin neden ve etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin kabulü gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının eşinin, 08/08/2013 tarihinde … ilçesindeki görevinden ayrıldığı, mehil müddeti içinde 21/08/2013 tarihinde saat 16:10 sıralarında, içerisinde eşi ve çocuklarının da bulunduğu sevk ve idaresindeki araç ile Kırıkkale ilinden Samsun ili istikametinde seyir halinde iken Samsun karayolunda meydana gelen kazada vefat ettiği; ayrıca, Kurum aleyhine yargılama gideri adı altında aleyhe harca hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının eşi, … İlçe Kaymakamı iken Ardahan Vali Yardımcısı olarak atanması nedeniyle 08/08/2013 tarihinde … ilçesindeki görevinden ayrılmış, mehil müddeti içinde 21/08/2013 tarihinde saat 16:10 sıralarında, içerisinde eşi ve çocuklarının da bulunduğu sevk ve idaresindeki araç ile Kırıkkale ilinden Samsun ili istikametinde seyir halinde iken Samsun Karayolunda meydana gelen kazada vefat etmiştir.
Davacı tarafından, eşinin vazife malulü sayılması için yapılan başvuru, davalı idarece tesis edilen 29/11/2013 tarihli işlem ile hakkında 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığından bahisle reddedilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanuna 08/05/2008 tarih ve 26870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle eklenen “5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar … hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…” ; beşinci fıkrasında, “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…” kuralına yer verilmiştir.
Her ne kadar 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, vazife malullüğü kapsamına girenler hakkında 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinde yer alan hükümler uyarınca işlem yapılacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin kapsamının, 5434 sayılı Kanun’a göre iştirakçi iken görevinden ayrılan, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlarla sınırlı olduğu; uyuşmazlık konusu olayda ise geçici 4. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan kuralın uygulanması gerekeceği, başka bir ifade ile iştirakçi iken 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle anılan Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınan kişi konumunda bulunmakta iken 21/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden eşi nedeniyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebiyle davacı tarafından yapılan başvuru hakkında 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği açıktır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. maddesinde, “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (malûl) denilir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır.” kuralına, 45. maddesinde, “44 üncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;
b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken,bu işlerden doğmuş olursa;
c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle);
ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrıyanlara da (Vazife malulü) denir.” kuralına, 48. maddesinde ise, “Vazife malullükleri:
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan;
b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan;
c) Yasak fiilleri yapmaktan;
ç) İntihara teşebbüsten;
d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından;
doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında (Adi malullük) hükümleri uygulanır.” kurallarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 5434 sayılı Kanun’un “Dul ye Yetim Aylığı Bağlanacak Haller” başlıklı 19. kısmında yer alan 66. maddesinin (ç) bendinde, iştirakçilerden 45. maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle ölenlerin veya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin, ölüm tarihinde bu kanuna göre aylığa müstahak dul ve yetimlerine dul ve yetim aylıkları bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
Aktarılan düzenlemede, malülliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde, ilgilinin vazife malulü sayılması ilke olarak kabul edilmiş; ilgilinin vazife malülü sayılmaması sonucunu doğuran nedenler, diğer bir ifadeyle malüliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını kaldıran haller ise, Kanun’un 48. maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının, eşinin 22/12/2000 tarihinde 5434 sayılı Kanun’a tâbi göreve başladığı ve iştirakçi olduğu, en son … İlçe Kaymakamı iken Ardahan Vali Yardımcısı olarak atanması nedeniyle yeni görev yeri olan Ardahan iline giderken geçirdiği trafik kazası sonucunda vefat ettiği, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebiyle yapılan başvurunun; ölüm olayının, mehil müddeti içinde gerçekleştiği, fiilen vazifesini yaptığı sırada meydana gelmediği, dolayısıyla, görevin neden ve etkisi de bulunmadığı belirtilerek, 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinin birinci fıkrasının vazife malullüğüne ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, 5434 sayılı Kanun uyarınca iştirakçi olan eş hakkında, 5434 sayılı Kanun’un uygulanmaya devam edeceği açık olup, ölüm olayının anılan Kanun’un 45. maddesi kapsamında atandığı görev yerine hareket ettiği sırada (yol süresi içerisinde) vazifesinin neden ve etkisiyle meydana geldiği, sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davalı idare tarafından ölüm olayının, mehil müddeti içinde gerçekleştiği, fiilen vazifesini yaptığı sırada meydana gelmediği, görevin neden ve etkisi de bulunmadığı belirtilerek, 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesine dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.