Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/6664 E. , 2021/3168 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6664
Karar No : 2021/3168
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Kurumu … İl Müdürlüğünde memur olarak görev yapmakta iken Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.’ye 2014 yılından sonra para yatırdığının tespit edildiği ayrıca … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararı ile davacının örgütsel faaliyet kapsamında Bank Asya’ya para yatırdığı, tanık beyanları ile örgütle bağının ortaya konulduğu tespit edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezasıyla tecziye edildiği, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından; idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından; soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden ihraç işleminin ölçülülük ilkesine ve hukuka aykırı olduğu, OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile kalıcı olarak kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilemeyeceği, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğünün 128. maddeleri gereğince 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda onaylanmadığı, bu nedenle yok hükmünde olduğu, idarenin düzenleyici işlemleri ile suç ve ceza konulamayacağı, OHAL Komisyonu kararında FETÖ/PDY üyesi şeklindeki ifadelerin kullanılmasının masumiyet karinesinin ihlaline neden olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bank Asya’nın yasal sınırlar içerisinde faaliyet yürüttüğü, talimat doğrultusunda mezkur bankaya para yatırmadığı iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi; davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
UYUŞMAZLIĞIN ESASINA YÖNELİK DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Hukuki Değerlendirme:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
MAHKEME KARARININ DAVALI İDARE LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMEMESİNE İLİŞKİN KISMINA YÖNELİK TEMYİZ İNCELENMESİ:
Maddi Olay:
… Kurumu Balıkesir İl Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvuru 06/06/2018 tarih ve 2018/19046 sayılı işlemle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
…İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın, davalı idare tarafından, idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir.
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinde; yargılama giderlerinin, davayı kaybeden tarafa yükleneceği; 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği; 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.
02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan ve kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2. maddesinde, tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 15. maddesinde ise; Danıştay’da ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri genel kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmolunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı … Kurumu Başkanlığının avukatı aracılığıyla temsil edildiği, davaya ilişkin savunma dilekçesinin davalı idare avukatı tarafından düzenlenerek savunma verme süresi içerisinde dosyaya sunulduğu, Mahkemece dosyanın tekemmülünden sonra “davanın reddine” karar verildiği anlaşıldığından, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararında, davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının uyuşmazlığın esası yönünden temyiz isteminin reddine, davalının vekalet ücreti yönünden temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, esasa ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2021 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.