Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/5396 E. 2015/33425 K. 22.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5396
KARAR NO : 2015/33425
KARAR TARİHİ : 22.12.2015

Tebliğname No : KD – 2013/213647
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi – Sayısı : 10/11/2015 – 2013/213647
İtiraz Edilen Daire Kararı : Dairemizin 29/09/2015 tarihli 2014/2545 esas ve 2015/32315 karar sayılı onama kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/04/2013 tarihli 2013/129 esas ve 2013/156 sayılı kararı
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık V.. E.. hakkında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu 18/04/2013 tarihinde 2013/129 esas ve 2013/156 sayılı karar ile verilen mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 29/09/2015 tarihinde 2014/2545 esas ve 2015/32315 karar sayı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Dairemizin onama kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısında özetle;
Sanık V..’ın baştan itibaren suça konu hapların kendisine ait olduğuna ilişkin beyanı, sanığın bu beyanından önce, bu hapların sanık V..’a ait olduğuna ilişkin hiçbir delil yada emare olmaması, üstelik sanık V.. üzerinde bu haplardan yakalanmaması, bunun aksine Ö..’ın, üzerindeki bu haplardan bir tanesini ekip aracının altına atması birlikte değerlendirildiğinde; sanık V..’ın bu hapların kendisine ait olduğunu söylememesi halinde sanığa ait olduğunun tespit edilemeyeceği, başta Ö.. olmak üzere tüm sanıkların aynı şüphe altında kalacağı anlaşılmakla sanık V..’ın aleyhine delil olmadığı aşamada bu hapların kendisine ait olduğunu söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardımı bulunduğundan hakkında TCK 192/3. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek; Dairemizin onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün bozulması istenmiştir.
C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
Sanık V..’ın, aleyhinde delil bulunmadığı aşamada, ele geçen hapların kendisine ait olduğunu kabul etmek suretiyle, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
D) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İTİRAZININ KABULÜNE,
2- Dairemizin 29/09/2015 tarihli 2014/2545 esas ve 2015/32315 karar sayılı ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA,
3- Sanık hakkındaki hükmün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Aleyhinde delil bulunmadığı aşamada, ele geçen 490 adet MDMA içeren uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu söylemek suretiyle, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
22.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.