YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21375
KARAR NO : 2015/30185
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/78858
MAHKEMESİ : Gölköy Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/01/2012
NUMARASI : 2010/148 (E) ve 2012/45 (K)
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında kaza ihbarı yapılan 23.11.2006 yerine 23.03.2007 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarih 2013/9-452 Esas, 2014/153 sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Aksi halde yani kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse; kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından, anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Bununla birlikte suçun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; temyiz dışı sanık R.. Z.. tarafından 23.11.2006 tarihinde 155 polis imdat hattı aranarak kaza ihbarı yapıldığı, olay yerine giden polis memurlarının “yolun tamamen stabilize ve kuru, havanın açık olması” sebebiyle durumdan şüphelendikleri ve yaptıkları inceleme, ölçüm, araştırma sonunda kazanın yeni olmadığı yönünde kanaate vardıkları, sanık C.. Ş..’in de önce çelişkili beyanlar verip sonra gerçek durumu açıkladığı, polis memurlarınca yalan beyan üzerine tutulmuş kaza tespit tutanağı olmadığı, yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru bulunan beraat hükmünün ONANMASINA, 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.