YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17509
KARAR NO : 2015/21635
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/77567
MAHKEMESİ : İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/10/2012
NUMARASI : 2009/1168 (E) ve 2012/752 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydına konu ve tekerrüre esas olan en ağır cezaya ilişkin Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2007 gün ve 2006/818-2007/679 sayılı, 07/03/2008 tarihinde kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren ilamı yerine, daha hafif cezayı içeren Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2007 gün ve 2006/669 – 2007/243 sayılı aynı suçtan 4 ay hapis cezasını içeren ilamı tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından “Sanığın Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/669 – 2007/243 sayılı ilamının 30/10/2007 tarihinde kesinleştiği, böylece sanığın mükerrir oluşu nedeni ile TCK’nın 58/7. maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2007 gün ve 2006/818-2007/679 sayılı, 07/03/2008 tarihinde kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; ancak karşı temyiz bulunmaması nedeniyle, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesine göre koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2007 gün ve 2006/669 – 2007/243 sayılı ilamı nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığa atılı konut dokunulmazlığını bozma suçu, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu halde, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Sanığın adli sicil kaydına konu ve tekerrüre esas olan en ağır cezaya ilişkin Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2007 gün ve 2006/818-2007/679 sayılı, 07/03/2008 tarihinde kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren ilamı yerine, daha hafif cezayı içeren Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2007 gün ve 2006/669-2007/243 sayılı aynı suçtan 4 ay hapis cezasını içeren ilamı tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.