Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/26327 E. 2015/18876 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26327
KARAR NO : 2015/18876
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

Mahkemesi : Adana 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 18/12/2013
Numarası : 2013/192-2013/689

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalam temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının Köy Hizmetlerinde mevsimlik işçi olarak çalışmakta iken davalı K.. M..ne devredildiğini, 2001 yılında kadrolu işçi statüsüne geçirildiği, mevsimlik çalışılan dönemde geçen hizmet sürelerinin 2001 yılında tahsisi yapılırken derece ve kademe bilerlemesinde dikkate alınmadığını ve ücret artışları ile intibaklarının yapılmadığını iddia ederek mevsimlik işçilikte geçen hizmet süresi dikkate alınarak derece ve kademesinin yıllar itibariyle tespiti ile fark ücret, ilave tediye, akdi ikramiye ve yıpranma primi alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak davanın Adana İl Özel İdaresine yönlendirilmesi gerektiğini, davacının 2005 yılında kurumu ile birlikte devredildiğini ve Adana İl Özel İdaresi Müdürlüğü emrinde 10/13 derece-kademe (80.10 TL) yevmiye ile atölye usta yardımcısı olarak görev yapmakta iken 6111 sayılı Yasa’nın değişik 166.maddesi gereğince 21/11/2011 tarihinde K.. M.. 5.Bölge Müdürlüğü’ne atölye usta yardımcısı olarak aynı derece ve aynı kademe ve yevmiye ile nakil edildiğini, 14.Dönem TİS’ne göre gerekli zamların uygulandığını, davacının Adana İl Özel İdaresi Müdürlüğü tarafından 12/02/2001 tarihinde işe başlatıldığında da herhangi bir maddi kaybının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporuna itibarla davacının dava tarihi itibari ile 14 derece 20 kademede olduğunun tespitine ve hesap edilen fark alacakların tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm altına alınan alacaklara işletilen faiz türü ve başlangıcı noktasında ihtilaf bulunmaktadır.
Mahkemece ücret, akdi ikramiye ve yıpranma primi fark alacaklarına toplu iş sözleşmelerinin ilgili hükümlerine atıfla belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi yerinde ise de, alacakların tümü 2011-2013 dönemine ait TİS zamanında doğmadığı gibi 2001-2013 yılları arasındaki alacaklar hüküm altına alındığı halde, sanki alacakların tümü 2011-2013 TİS zamanında doğmuş gibi bu TİS’deki ödeme zamanına ilişkin hükümlere yollama yapılarak faiz başlangıcının tespiti hatalıdır. Ayrıca infazda karışıklık ve tereddütlere, yeni ihtilaflara, davalara yol açacak şekilde karar yerinde ne miktar alacağa hangi tarihten itibaren faiz işletildiğinin ayrı ayrı gösterilmesi de doğru olmamıştır.
İlave tediye alacağı bakımından ise, söz konusu alacak 6772 sayılı Yasa’dan kaynaklanmakta olup ödeme tarihleri her yıl Bakanlar Kurulu kararları ile belirlenmektedir. Bu nedenle hesap dönemine ait Bakanlar Kurulu kararları getirtilerek dönemler itibari ile alacağın ödeme tarihleri belirlenmeli ve bu tarihlerden itibaren faize karar verilmelidir.
Öte yandan kararın gerekçe kısmında davacının belirlenen derece ve kademesinin 15/24 olduğunun yazılmasına rağmen, hüküm kısmında dava tarihi itibari ile 14 derece ve 20 kademede olduğuna ilişkin tespit hükmü kurulmak suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmış ise de, dosya içeriğine göre davacının dava tarihi itibari ile mevsimlik işçilikte geçen hizmet süresi dikkate alındığında 14 derece 20 kademe olduğunun tespitine ilişkin hüküm yerinde olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmayıp eleştirilmekle yetinilmiştir.
3-Davalı K.. M.. 6001 sayılı K.. M..’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 12/2.maddesine göre harçtan muaf olduğu halde harçla sorumlu tutulması hatalıdır.
O halde davalı idare vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.