Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/18467 E. 2015/14702 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18467
KARAR NO : 2015/14702
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/94941
Mahkemesi : Muğla 2.Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 04/02/2014
Numarası : 2013/323 – 2014/28
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 13/10/2012 tarih, 28440 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/18 Esas, 2012/53 sayılı kararı ile 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler değerlendirildiğinde; Yüksek Mahkemece “mülkiyet hakkı ihlali” iddiasının kabul edilmediği, ancak, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan “belirlilik ilkesi” ne göre, kişilerin maliki bulundukları taşınmazların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu ya da sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiği hususunun vurgulandığı, iptal hükmündeki gerekçeler doğrultusunda, 2863 sayılı Kanunun “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinin 6498 sayılı Kanun ile değiştirildiği, buna göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilmesi; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulması gerektiği; belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılacağı; 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin amacının ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu,
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 11/12/1986 gün, 2753 sayılı kararı ve Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 18/09/2008 gün, 4305 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen sınırlar dahilinde yer alan Muğla ili, Merkez, ….köyü, …. mevkii, 130 ada 114 sayılı parsel üzerinde izinsiz inşai ve fiziki müdahalelerde bulunulduğundan bahisle açılan kamu davası ile ilgili olarak, sanığın dosya kapsamında mevcut savunması incelendiğinde, dava konusu taşınmazın 1. derece doğal sit alanı sınırlarında kaldığını bildiği, buna rağmen üzerinde izinsiz inşai ve fiziki müdahalelerde bulunduğunun tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu anlaşılmakla birlikte;
Mahallinde inşaat mühendisi, tarafsız arkeolog ve fen bilirkişi refakati ile keşif icra edilip, suça konu uygulamaların 2863 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında inşai ve fiziki müdahale ya da İmar Kanunu’nun 21/3 maddesi kapsamında ruhsat almayı gerektirmeyen basit tadilat kapsamında kalıp kalmadığı hususu açıklığa kavuşturulup, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle belediye başkanlığı veya il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun’un 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için ilgili tescil kararının yapı malikine tebliği ve Resmi Gazetede ilanı gerekip, bu hususların yerine getirilmemiş olmaması gerekçe gösterilerek, sanığın beraatine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın beraatine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.