Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/7607 E. 2015/10915 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7607
KARAR NO : 2015/10915
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2015
NUMARASI : 2014/603-2015/91

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın feragat nedeni ile reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair 26.12.2013 tarihli hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/3658-6838 E.K. sayılı ve 09.04.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret” başlıklı 6. maddesinde “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.” denilmektedir. Mahkemece bu madde dikkate alınarak davalı lehine nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan davalı cevap dilekçesinde % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.”’denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının davacı yanca sunulan sulh protokolüne taraf olmadığı, davalının murisinin vefatından ve davalının asıl borçlu şirketteki hisselerini devrinden sonra davacı ile asıl borçlu şirket arasında yeni bayiilik anlaşması yapıldığı, borca konu çeklerin de murisin vefatından ve davalının hisse devrinden sonraki bir tarihte keşide edildiği, dolayısıyla davacının borçtan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını bildiği, davalı hakkında kötü niyetli olarak takip başlattığı gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine ve davalı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut olayda, davacının icra takibine girişmesinde kötü niyetli olduğunun kabulü oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunmadığından kötü niyet tazminatının reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.