YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19877
KARAR NO : 2015/40476
KARAR TARİHİ : 11.05.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Kasten yaralama
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında yağma suçu nedeniyle verilen beraat kararına yönelik katılan … tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında katılan …’a karşı işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık savunmanı ve katılan … tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ve katılan …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında katılan …’a karşı işlediği nitelikli kasten yaralama suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, dayısının eşi olan katılan …’ın evinde misafir olarak bulunduğu sırada, katılanın kendi oğlu ile sanığın baldızı … isimli kızın bir dönem duygusal arkadaşlık yapması nedeniyle sanığın baldızına öfkeli olduğu, katılanın sanığa “Senin baldızın orospu, eşin iyi biri, ama onunla görüşmeye devam ederse o da aynı şeyleri yapabilir.” demesi üzerine sanığın arkası dönük vaziyette çay koyan katılanı bıçakla karaciğere yakın bir bölgeden hayati tehlike geçirecek biçimde yaraladığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmaması,
2-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak biçimde, mahkemece 5271 sayılı Yasası’nın 150/3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak sanığın yağma suçundan savunmasını yapmak üzere görevlendirilen zorunlu savunmana ödenen avukatlık ücretinin sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık… savunmanı ve katılan …’ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.