Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/3902 E. 2015/44605 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3902
KARAR NO : 2015/44605
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, 14.09.2014 ve 18.09.2014 tarihindeki eylemleri nedeni ile yağma suçundan verilen kararlara karşı, 7 günlük temyiz süresi içerisinde 05.03.2015 tarihli dilekçesi ile süresi içerisinde temyiz davasını açtığı, … Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 gün ve 2014/116, 2015/17 sayılı kararı ile Sanık …’in temyiz talebinin reddine ilişkin kararın sanık tarafından 16.04.2015 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;

… Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 gün ve 2014/116, 2015/17 sayılı kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla kaldırılıp sanık temyizi yönünden de yapılan incelemede;

I- Sanık … hakkında 14.09.2014 ve 18.09.2014 tarihindeki eylemleri nedeni ile yağma suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde;

Sanık hakkında, 18.09.2014 tarihinde yakınan ….e yönelik eylemi nedeniyle yağma suçundan temel ceza olarak 5237 sayılı TCK’nın 149/1-d maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezasının tayin edildiği, suçun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 35/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 5 yıl hapis cezasına hükmedildiği, 62. madde uyarınca 1/6 oranında indirim yapılıp sonuç ceza belirlenirken “4 yıl 2 ay” yerine “3 yıl 4 ay” hapis cezası olarak belirlenerek eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

T.C. Anayasası’nın 90.maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239.maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretinin ödeme gücü olmayan sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık…. ve savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından savunman ücretine ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık … hakkında hakaret suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Oluş ve dosya içeriğine göre, 14.09.2014 tarihinde sanığın kız arkadaşı ile buluşmak için yakınanlar olan anne ve babasından para istediği, para olmadığı yanıtını alınca, duruma sinirlenerek yakınan …’e telefon şarj kablosuyla defalarca vurduğu, yine yakınan …’in boğazına bıçak dayayarak ”öldürüm seni oksijen makineni kırarım” diyerek tehdit edip, ardından her iki yakınana yönelik hakarethamiz sözler sarfettiği olayda;

Şikayetleri devam eden yakınanlara yönelik hakaret içeren sözlerin yağma suçunun unsuru olmadığı dikkate alınmadan, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hakaret suçundan beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.