Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/8217 E. 2015/3803 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8217
KARAR NO : 2015/3803
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

MAHKEMESİ : Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2010/463-2014/119

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kiralanana yapılan faydalı masraflar ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazı davalıdan lokâl olarak kullanılmak üzere kiraladığını, 30.000 TL masraf yaptığını, yeni gelen yönetimin kendisini içkili lokanta işlettiğinden dolayı tahliye ettirdiğini ve sözleşmenin haksız bir şekilde fesh edildiğini bu nedenle kiralanana yapılan masraflar ile tahliye tarihi olan 19/04/2010 tarihinden sözleşme sonuna kadar olan kazanç kaybının, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 20.000 TL tazminat bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece sözleşmenin feshinde davacı kiracının hiçbir kusurunun olmadığının kabulü ile 9432 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ve sözleşmenin feshinde davalı kiracın bir kusurunun bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin kar mahrumiyetine ilişkin temyiz itirazına gelince. Taraflar arasında 1/11/2008 başlangıç tarihli, beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin feshinde davacı kiracının hiçbir kusuru bulunmamaktadır kural olarak davacı, kira süresi sonuna kadar yoksun kaldığı kazanç kaybını istemekte haklıdır. Ancak, davacının da zararın artmaması için kendi üzerine düşen görevi yapması, böylece zararın artmasını önlemesi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 01.07.2012 de yürürlükten kaldırılan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 44. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 114.maddesinin yollaması ile aynı kanunun 52.maddesi) hükmü gereğidir. Bunun için kazanç kaybı hesabı yapılırken kira sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren davacı kiracının dava konusu kiralanan ile aynı vasıf ve özelliklerine sahip bir taşınmazı aynı şartlarda ne kadar sürede kiralayabileceği tespit edilerek bilirkişice bu dönem yönünden yoksun kalınan kazanç kaybı hesap edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün alacağa ilişkin kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.