Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/13328 E. 2015/29382 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13328
KARAR NO : 2015/29382
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmamış olduğundan resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümle sınırlı bir inceleme yapılmış olup, dolandırıcılık suçundan da zamanaşımı süresince mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ING Bank’ın, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Merlin Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın, katılan Sinteks şirketini borçlu, kendisine ait şirketi de alacaklı olarak gösteren üç adet sahte kambiyo senedini kredi alabilmek için Oyakbank’a verdiğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında suçlamaları kabul etmeyerek, kendi şirketi ile katılanın şirketi arasında önceye dayalı devam eden ticari ilişkilerinin bulunduğunu, bu kapsamda katılan şirketten birçok senet alındığını, suça konu senetleri de böyle bir ilişki çerçevesinde katılandan aldıktan sonra çektikleri krediye teminat olarak kullandıklarını ifade etmesine karşılık, katılan şirket yetkilerince bu senetlerin inkâr edilmesi ve yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, suça konu senetlerdeki imzaların sanığa ve katılana ait olmadığının belirlenmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde
maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin ortaya çıkarılması maksadıyla, katılan ile sanığın yetkili olduğu şirketlerin başkaca yetkili temsilcilerinin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa suça konu sahte senetlerle ilgili olarak bu kişilerin beyanlarına başvurulması ve gerekirse yazı ve imza incelemesi yaptırılarak, senetlerle bağlantılarının bulunup bulunmadığının tespiti ile her iki şirket arasında, suç tarihi ile öncesinde ne şekilde bir hukuki ilişki bulunduğunun belirlenmesi açısından, adı geçen şirketlerin ticari defterleri, muhasebe kayıtları ve senedin verilmesine esas olan diğer kayıtların tamamının istenilip incelenerek onaylı suretlerinin dosyaya konulması ile tarafların ifadelerine başvurularak, söz konusu senetlerin hangi ticari ilişki kapsamında alındığının sorulması ve bu senetlerin verilmesine esas teşkil eden ticari ilişkiye dair irsaliye, fatura ve ödeme makbuzları ile diğer belgelerin getirtilip incelenmesi, ilgili bankaya yazı yazılarak, kredi verilmesine esas olan bütün kayıtların istenilerek incelenmesi ile onaylı suretlerinin dosyaya konulması ve söz konusu senetlerle ilgili açılan hukuk veya icra davaları ile takip dosyalarının getirtilip incelenmesi suretiyle bütün delillerin toplanmasından sonra dosyanın bilirkişiye tevdiinin sağlanarak, taraflar arasında devam eden ticari ilişkilerin mahiyeti ile suça konu senetlerin şirket kayıtlarında yer alıp almadığı ve söz konusu senetlerin hangi ticari ilişki kapsamında sanığa verildiği ve ne şekilde sanığın eline geçtikleri hususlarında denetime elverişli ve ayrıntılı rapor alınmasından sonra, sanığın suç işleme kastının bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
Bozmayı gerektirmiş, şikâyetçi banka vekili ile katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.