Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/4026 E. 2015/29613 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4026
KARAR NO : 2015/29613
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın Kızılay Mahallesi Bornova adresinde bulunan evini satması için önceden tanıdığı sanığa başvurduğu, sanığın taşınmazın satışa uygun hale gelmesi için müstakil tapu çıkarılması gerektiğini söyleyerek tapu masrafları ve harcı için önce 1.000 TL aldığı, daha sonra taşınmazın vergilerini yatıracağını söyleyerek 1.500 tl aldığı en son olarakta arsanın bedelinin yarısını teminat olarak yatıracağını söyleyerek 8.125 TL olmak üzere toplam 10.625 TL aldığı, sanığın tapuda herhangi bir işlem yaptırmadığı, bu suretle taşınmazın satışını yapacağını söyleyerek katılanı kandırmak suretiyle hileli yollardan haksız menfaat temin etmek suretiyle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Tüm dosya kapsamına göre, sanık suçlamayı reddederek söz konusu taşınmazın enkazını harici olarak satın aldığını ve 01/09/2008 tarihli satış sözleşmesi yaptıklarını, bunun karşılığında da katılana 10.625-TL lik bono senedi verdiğini ifade etmiş olması karşısında, olayda hukuki nitelikte bir uyuşmazlık bulunduğu gerekçesine dayanan kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.