Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/13794 E. 2015/10098 K. 09.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13794
KARAR NO : 2015/10098
KARAR TARİHİ : 09.06.2015

Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm :TCK’nın 179/3-2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafileri ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilip 20.12.2013 tarihinde tebliğ edilen hükmün, sanık müdafileri tarafından yasal süresinde 25.12.2013 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki sanık müdafilerinin temyiz taleplerinin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Saat 03:30 sıralarında rutin trafik uygulaması sebebiyle aracı durdurulan sanığın alkol metrenin sağlıklı olmadığını ileri sürerek alkol metreyi üflemediği, götürüldüğü hastanede de alkol metreyi üflemediği ve kan vermeyi reddettiği olayın yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; polis memuru tanıkların “sanık davranışları ve dış görünüşü itibari ile alkollüye benziyordu” şeklinde beyanda bulunmalarına ve olay tutanağında “görünüş itibariyle alkollü araç kullandığının” tespit edilmiş olmasına rağmen sanığın ısrarla alkollü olmadığını savunması, polis memurlarının alkol kokusu alıp almadıklarına ilişkin net ifade vermekten kaçınmaları ve dosya içindeki doktor raporunda sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları, hareket ve tavırları hususunda herhangi bir belirlemede bulunulmaksızın “alkol metreyi üflemediğinin” bildirilmesine binaen aldığı alkolün derecesi itibariyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edip edemeyeceği anlaşılamayan sanığın beraat yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Rutin trafik uygulaması nedeniyle aracı durdurulduğunda ve hastaneye götürüldüğünde alkol metreyi üflemeyi ve kan vermeyi reddeden, bu nedenle alkol derecesi tespit edilemeyen sanığın herhangi bir zarara neden olmadığı ve özel üniversitede öğrenci olan sanığın sabıkasının bulunmadığı gözetilmeyerek, “suçun işleniş biçimi, sanığın kanındaki alkol miktarı, oluşan somut tehlike, korunan hukuki yarar, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK 50., “sanığın kişisel özellikleri ve pişmanlık duymaması, suçu inkarı” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile de CMK 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafileri ve mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.