YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10351
KARAR NO : 2015/12632
KARAR TARİHİ : 06.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İhalenin feshi talebinin reddine ilişkin kararın taraf vekillerinin yüzüne karşı 09.12.2014 tarihinde verildiği, borçlu vekilinin 10.12.2014 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, temyiz harcı yatırılmadığı için mahkemece muhtıra çıkartıldığı, muhtıraya dair tebligatın 04.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu vekiline 10 günlük kesin süre tanındığı, borçlu vekilinin 10 günlük süre içinde 16.02.2015 tarihinde temyiz harcını yatırdığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle İcra Mahkemesi’nin 19.02.2015 gün, 2014/1018 E.-2014/1158 K. sayılı “harç yatırılmadığından bahisle temyiz isteminin reddine” dair ek kararın oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasına ilişkin temyiz isteminin incelenmesine geçildi:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu vekilinin, diğer iddiaların yanında ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası ile İİK’nun 134. maddesine dayalı olarak ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, ihalenin usulüne uygun yapıldığı ve ihaleye fesat karıştırıldığına dair bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK.nun 134/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu’nun 281. maddesi uyarınca kanuna veya ahlâka (adaba) aykırı şekilde ihaleye fesat karıştırılmış olması ihalenin feshi sebebidir. İhalenin amacına ulaşmasını ve malın gerçek değerine satılmasını, ihalenin sağlıklı ve normal şartlarda yapılmasını engelleyici, dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan davranışlarda bulunulması ve ihaleye katılıma engel olunması ihaleye fesat niteliğindedir. Taraflar fesat nedeni olarak ileri sürdükleri maddi vakıaları tanık dahil her türlü kanıtla ispat edebilir.
Somut olayın incelenmesinde; şikayetçi borçlu, dilekçesinde, ihaleye fesat sebebi olarak ileri sürdüğü vakıalara ilişkin olarak dava dilekçesinde tanık olarak Mustafa Işık’ın bildirildiği ancak bu tanık dinlenmeden şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece sözkonusu tanığın, borçlu şirketin yetkilisi olması sebebiyle dinlenilmediği belirtilmiş ise de bu durum tanığın dinlenmesine engel teşkil etmez. Tanığın, şirket yetkilisi olması sebebiyle beyanına itibar edilip edilmeyeceği hususu ancak tanık dinlendikten sonra değerlendirilecek bir durumdur.
O halde mahkemece, fesat iddiasına ilişkin olarak borçlu vekilinin dilekçesinde belirtilen tanık dinlendikten sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.