YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1110
KARAR NO : 2015/6240
KARAR TARİHİ : 07.05.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş (sanık …) zincirleme şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (mağdure …’ya karşı), fuhuş (mağdure …’ye karşı) (sanık…)
HÜKÜM : Sanık …’ın atılı suçtan beraatine, sanık …’ın mağdure …’ya karşı kendi eyleminden dolayı isnat edilen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatine, fuhuş eylemlerinin kül halinde zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suç ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve mağdure…’ye yönelik fuhuş suçlarından mahkûmiyetine
DÜŞÜNCE : Onama, bozma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Kayden 03.03.1999 doğumlu olup, … Ağır Ceza Mahkemesince ifadesinin alındığı 05.08.2014 tarihli duruşmada onbeş yaşını doldurmuş bulunan ve sanık …’tan şikâyetçi olmadığını beyan eden mağdureye 5271 sayılı CMK’nın 234/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu vekilin hükmü temyiz hakkı bulunmadığından, vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık … hakkında (mağdure …’ya karşı) kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde ise;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık … ve müdafii ile katılan mağdure … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen beraat hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık … hakkında (mağdure …’ya karşı) fuhuş eylemleri çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kabul edilerek kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanık hakkında temel cezanın TCK’nın 103/2. maddesi uyarınca belirlenmesi yerine, 103/1. maddesi ile cezaya hükmedilmesinden sonra 103/2. maddenin uygulanması suretiyle kademeli uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında TCK’nın 103/2, 43/1. maddelerine göre belirlenen 13 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 11 yıl 5 ay 15 gün yerine, hesap hatası nedeniyle 10 yıl 17 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık … ve müdafii ile katılan mağdure … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “10 yıl 17 ay 15 gün” ibaresinin çıkartılarak, yerine “11 yıl 5 ay 15 gün” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında fuhuş suçundan (mağdure…’ye karşı) kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 227/4. maddesinde sayılan “Mağdurun çaresizliğinden yararlanma” mağdurenin içinde bulunduğu ve üstesinden gelemediği maddi veya manevi anlamda elverişsiz durumdan yararlanmak suretiyle mağdurun fuhşa razı edilmesidir. Yani mağdurun çaresizliğinden yararlanılarak fuhuş suçunun işlendiğinden söz edilebilmesi için failin mağduru fuhşa sevk veya fuhuş yapmaya razı ederken bu durumdan özellikle yararlanmış olması, mağdurun içinde bulunduğu olumsuz koşullardan başka türlü kurtulma imkanı bulunmadığı fikri oluşturularak fiile razı edilmesi ve bunun sonucu fuhşa sevkedilmesi ve fuhuş yapmasının sağlanması gerekir. Bu çaresizliğin sebebi güçsüzlük, sağır-dilsizlik, akıl hastalığı gibi fiziksel durumlar veya madde veya alkol bağımlılığı, açlık gibi şahsi duruma bağlı durumlardan kaynaklanabilir. Bu açıklamalar göz önüne alınarak mağdurenin daha önce de kaldığı yurtttan bir çok kez kaçması ve kalacak yeri olmasına rağmen yurttan kaçarak fuhuş yaptıran sanığın yanına kendi isteği ile gittiğinin anlaşılması karşısında, mağdure…’nin bulunduğu bu durumun TCK’nın 227/4. maddesi kapsamında çaresizlik hali olarak değerlendirilemeyeceği ve sanığın mağdureye karşı fuhşa aracılık eylemini cebir ve tehditle gerçekleştirdiğine dair mağdurenin soyut ve çelişkili iddiası dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil de bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 227/4. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Uygulamaya göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 227/1-4, 43/1. maddelerine göre belirlenen 9 yıl 15 ay 22 gün hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 8 yıl 7 ay 3 gün yerine, hesap hatası nedeniyle 7 yıl 19 ay 3 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık … ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.