YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9194
KARAR NO : 2015/20226
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı 11.10.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, takip dosyasında üçüncü kişiye gönderilen ve 31.07.2012 tarihinde tebliğ edilen haciz ihbarnamesine 14.08.2012 tarihinde verilen cevap ile, borçlunun hak ve alacaklarının haczi için aynı üçüncü kişiye gönderilen 17.09.2012 tarihli haciz müzekkeresine verilen bila tarihli cevabi yazı arasında çelişki bulunduğunu, haciz müzekkeresine verilen bila tarihli cevabın gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek İİK’nun 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece; tazminat davasının esası incelenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacakları taşınır niteliğinde olduğundan, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı, İİK’nun 78. ve müteakip maddeleri gereğince üçüncü kişiye yazılacak bir haciz yazısı ile haciz konulmasını isteyebileceği gibi, üçüncü kişiye İİK’nun 89. maddesine göre haciz ihbarı gönderilmek suretiyle de haczini talep edebilir. Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ise, ancak İİK’nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkündür.
Her iki hal İİK’nun farklı maddelerinde düzenlenmiş olup, sebep ve sonuçları değişiklik arz eder. İİK’nun 78. maddesi gereği 3. kişiye doğrudan haciz müzekkeresi gönderilmek suretiyle, borçluya ait hak ve alacaklar üzerine haciz konulması halinde, 3. kişi tarafından yapılması gereken, borçluya ait hak ve alacak var ise, haciz gereği işlem yapmak, yok ise haczedilecek mal ve hak bulunmadığını icra dairesine bildirmektir. İİK’nun 89. maddesinden farklı olarak, 3. kişinin, doğrudan İİK’nun 78. maddesine göre istenen haciz nedeniyle anılan işlemlerin dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, haciz yazısına cevap vermemesi halinde 3. kişi nezdinde kesinleşen haciz konusu bir alacak yoktur.
İİK’nun 89/2. maddesi gereğince, üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne itiraz edebilir. İİK.nun 89/4.maddesine göre de, üçüncü şahsın haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz etmesi halinde, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338.maddenin 1.fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.
İİK’nun 89/4. maddesi uyarınca üçüncü kişi hakkında tazminat davası açılabilmesi için üçüncü kişiye İİK’nun 89/1. maddesi uyarınca birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi, buna itiraz edilmemesi halinde ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi ve yasal süre içerisinde üçüncü kişi tarafından haciz ihbarnamelerinden birine itiraz edilmiş olması zorunludur.
Somut olayda, 3. kişinin İİK.nun 89. madddesi uyarınca gönderilen birinci haciz ihbarnamesine yasal süre içerisinde itirazda bulunmadığı, daha sonra gönderilen İİK’nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz müzekkeresinin ise ikinci haciz ihbarı niteliğinde olmadığı görülmektedir. Bu durumda, İİK.nun 89/4. maddesinde öngörülen tazminat davasının şartları oluşmadığından, mahkemece, davanın bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.