YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14887
KARAR NO : 2015/4273
KARAR TARİHİ : 26.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 gün ve 2013/169-2013/238 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/06/2014 gün ve 2014/3024-2014/10273 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların sahibi ve yetkilisi oldukları … Sigorta ve Aracılık Hizmetleri – …Sigorta Bartın Acenteliğinin … … ve … isimli şahıslar tarafından çalıştırıldığını, bu kişilerin iş bırakması nedeniyle davalıların bu iş yerini …ve … Sigorta temsilcilikleri ile müşteri portföyünü müvekkillerine devir etmek istediklerini, müvekkili ile davalılar arasında 26/10/2007 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme şartlarına uyarak 35.000 TL’yi iki dekont halinde … A.Ş’de bulunan hesaba yatırdığını, ancak davalıların kendi adlarına olan şirketi devretmedikleri gibi … Sigorta A.Ş. ve …Sigorta A.Ş. temsilciliklerini de müvekkiline devretmediklerini, müvekkilinin iki sigorta şirketi ile görüştüğünü, bu şirket yetkililerinin davalıların temsilciliği devretme yetkilerinin bulunmadığını ve davalıların sigorta şirketlerini de bu yönde bir taleplerinin bulunmadığını öğrendiğini, davalıların acentelikleri devir yetkisinin olmamasına rağmen, davalıların müvekkiline 35.000 TL ödetmeleri üzerine davalılar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek davalıların itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40’tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili …’nin dava ile bir ilgisinin olmadığını, davacının imzalatmış bulunduğu iki adet belgede tarihin olmadığını, çünkü belgede iş yerinin 26/10/2007 tarihinde devredileceğinin yazıldığını, halbuki belgenin imzalanma tarihinin 2008 yılının Nisan ayı olduğunu, halen davacının aynı işyerinde çalıştığını, hile ile rıza hilafına alınan bu belgenin bir geçerliliği olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Karar düzeltme istemi, süresinde olmadığı gerekçesiyle mahkemece ek karar ile reddedilmiştir.
Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-1086 sayılı mülga HUMK’nın halen yürürlükteki 440’ıncı maddesi uyarınca Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltilmesinin istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay kararına karşı karar düzeltme istemi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait olmayıp Yargıtay’a ait bulunmaktadır. Bu durum karşısında, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine dair mahalli mahkemesince tesis edilen ek kararın kaldırılmasına ve davacı vekilinin HMK’nın 102 ile 104 maddeleri nazara alındığında süresinde yapıldığı anlaşılan karar düzeltme talebinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’ nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanana nedenlerle davacı vekilinin 26.08.2014 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.