Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/30433 E. 2016/3831 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30433
KARAR NO : 2016/3831
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiği iddiasıyla kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, istifa ederek işten ayrılan davacının talep ettiği ücret alacaklarının bulunmadığını ve feshin haklı nedene dayanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak ödenmeyen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri nedeniyle davacının iş akdini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin kabulüne, diğer taleplerin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf avukatları temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispat yükü davacıya ait olup, somut uyuşmazlıkta davacının ulusal bayram ve genel tatillerde nöbetçi olduğu günleri belirtmediği, buna ilişkin bir belge sunulmadığı gibi net bir tanık beyanı da olmadığından, davacının da bu hususu açıklamadığı buna göre, davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını hesaba imkan verir şekilde ispatlayamadığı anlaşıldığından talebin reddi yerine bilirkişinin varsayıma dayalı mütalaasına itibar edilerek kabulü hatalıdır.
3- Hükmedilen miktarların net mi, yoksa brüt mü olduğunun kararda belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.