YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10574
KARAR NO : 2015/28046
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sarhoş bir şekilde olay çıkaran … isimli akrabalarının görevli polis memurlarınca ilçe emniyet müdürlüğüne götürüldüğünü öğrenen sanık … ile temyiz dışı sanıklar … ve …’in, ilçe emniyet müdürlüğüne giderek hızlı bir şekilde merdivenlerinden çıktıkları ve emniyet müdürlüğünün dış kapısını açarak içeriye girip akrabaları …’in yanına gitmek istedikleri, dış kapıda nöbetçi olarak görev yapmakta olan mağdur …’ ın sanıkların kapıyı ittirerek ve tekmeleyerek içeri girmelerine engel olmak amacıyla kapıyı kendisine doğru çektiği ve bina içinde bulunan görevli polis memurlarına seslenerek yardım istediği, bina içinde bulunan mağdur polis memurlarının bina içerisinden dış kapının sanıklar tarafından açılıp içeriye girilmesine engel olmaya çalıştıkları, sanıkların kapıyı iteklemeye ve tekmelemeye devam etmeleri sonucu emniyet müdürlüğü kapısının menteşesinden çıkarak kırıldığı ve yere düştüğü kapının arka kısmındaki duvarda bulunan Atatürk köşesinde asılı olan cam çerçeveli Türk Bayrağının yere düşerek kırıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, mağdur ifadesi, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun “ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.