Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/21263 E. 2015/31982 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21263
KARAR NO : 2015/31982
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun, aleyhinde yapılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde kendisine tebliğ edilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, tebligattan 15.01.2015 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine usulsüz tebligatın iptali istemi ile başvurduğu, mahkemece, borçlunun tebligat adresinden tebliğ tarihinden önce taşındığıı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Hukuk Genel Kurulu’nun 07.04.1982 tarih ve 1979/10-1377 E, 1982/337 K.sayılı kararında da açıklandığı üzere tebliğ belgesindeki kayıtların aksi her türlü delille kanıtlanabilir. Diğer yandan Hukuk Genel Kurulu’nun 22/11/2000 tarih ve 2000/12-1684 sayılı kararında da benimsendiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16 ve Tebligat Tüzüğü’nün 22. maddelerine göre, kendisine tebligat yapılacak şahıs adresinde bulunmadığı takdirde tebliğ, kendisi ile birlikte oturan ailesi efradından veya hizmetçilerinden birine yapılır.
Somut olayda, ödeme emrinin şikayetçi borçluya “muhatabın şehir dışında olması sebebi ile aynı konutta ikamet eden Kaynı …’e tebliğ edildi” şerhiyle 05.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine uygun olduğu görülmektedir…. Müdürlüğünün 16.02.2015 tarihli yazısına göre borçlunun tebliğ yapılan adresten tebliğ tarihi olan 05.01.2015 tarihinden sonra taşındığı bildirilmiştir. Tebliğ tarihinde borçlunun, tebligat adresinden farklı bir adreste oturduğu iddiasını ispat için sunulan lojman teslim belgesi taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün olan adi nitelikte bir belge olup tebliğ memurunca yapılan tesbitin aksini isbata yeterli değildir. Bu durumda, tebligat yapılan adresin borçluya ait olduğu ve o sırada orada oturmadığına dair tebliğ memurunca tebligat zaptı ile yapılan tesbitin (tebligat tutanağının) aksi isbatlanamadığından Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca borçlu … adına aynı konutta yakına yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.