YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8540
KARAR NO : 2016/5545
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararına İtiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalı dağıtım şirketinin elektrik abonesi olan davacının, dönem faturalarına ilave edilen kayıp/kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedellerinin iadesi için … Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu, ancak hakem heyetinin iadesi istenilen bedellerle ilgili düzenleme yetkisinin… Düzenleme Kurumu’nda olduğu gerekçesiyle başvuru hakkında yetkisizlik kararı verdiğini, anılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; … Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 12.01.2015 tarih ve 299 sayılı kararının iptali ile kayıp/kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedellerinin davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece;… Düzenleme Kurumu’nun, kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde ve kanunun temel amaçlarına uygun şekilde kayıp-kaçak vd. bedeller için aldığı kurul kararlarının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlayacağı, dağıtım şirketlerinin kurul kararlarına aykırılık teşkil edecek herhangi bir işlemde bulunamayacakları, Elektrik Piyasası Kanunu’nun 12. Maddesinde “… idari para cezaları dahil, kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları İlk Derece Mahkemesi olarak … da görülür. …, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar…” denildiği, bu hüküm çerçevesinde kurul kararlarının iptali için yargı yoluna başvurmanın her zaman mümkün olduğu, ancak kurul kararlarının iptali için açılacak davaların … da görülebileceğinin açık hükme bağlandığı, dolayısıyla … Tüketici Hakem Heyetinin 4077 sayılı kanun gereğince kendi görevine girmeyen talebin reddine dair verdiği kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; davacı … abonesinin, abonelik sözleşmesi gereğince davalı dağıtım şirketi tarafından gönderilen faturalarda yer alan; kayıp/kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedellerinin iadesi için başvurduğu hakem heyetince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce ilgili mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68.maddesinin 1. fıkrası; “Değeri 2.000 TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketim hakem heyetlerine, 3.000 TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise 2.000 TL ile 3.000 TL arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.”,
Aynı kanunun 70.maddesinin 3.fıkrası; “Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.”,
4. fıkrası; “İtiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerine, ticari unvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır.”,
Aynı kanunun 73. maddesinin 1. fıkrası ise; “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” hükümlerini içermektedir.
Somut olayda, dava 02.02.2015 tarihinde açılmış olup, davacı tarafın tüketici sorunları hakem heyeti kararına karşı yapmış olduğu itirazın, kararın iptali yanında hukuka aykırı olarak alındığı bildirilen kayıp/kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedellerinin iadesi istemini de içerdiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın açıklanan bu niteliği ile uygulanacak mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı abonenin, kayıp/kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedellerinin elektrik faturalarına yansıtılmasını öngören… Düzenleme Kurumu kararlarının kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline ilişkin bir isteminin bulunmadığı, aksine istemin taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisinden (mesken aboneliğine ilişkin sözleşmeden) kaynaklanan ve yersiz tahsil edildiği iddia edilen kayıp/kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedellerinin istirdadına ilişkin olduğu, bu durumda uyuşmazlığın bir adli yargı merci olan Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği ortadadır..
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığa uygulanacak yasa maddeleri nazara alınarak, davacı tarafça tüketici sorunları hakem heyeti kararına karşı yapılan itirazın, kararın iptali yanında hukuka aykırı olarak alındığı bildirilen kayıp/kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedellerinin iadesi istemini de içerdiği kabul edilerek, bilirkişi görüşüne başvurulması ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.