YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16004
KARAR NO : 2016/8527
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan sanıklar müdafiilerinin 07.11.2013 tarihinde yüzünde tefhim edilen hükme karşı 08.11.2013 tarihinde ”sanık müdafii” olarak süre tutum dilekçesi verdikleri, yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 21.11.2013, 02.12.2013, 03.12.2013, tarihlerinde de ‘katılan sanık müdafii’ olarak ikinci bir temyiz dilekçesi verdikleri anlaşılmakla, ”katılan sanık müdafii” sıfatıyla süresinde yapılmış bir temyiz talebi bulunmadığından ”katılan sıfatıyla”yapılan temyiz taleplerinin 1412 sayılı Kanunun 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE,
2) Sanık …, hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde:
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık …’ün aksi ispat edilemeyen “Bana ifadenden vazgeç, kızına sahip olduğum gibi sana da sahip olurum diyen … elimi çekiştirdi. O sırada eşim … geldi. Bu sırada yardım için bağırdım. Eşim geldi. … müdahale edince, … eşime vurdu, yere yatırıp boğazını sıktı. … ‘ın üzerinden bıçak düştü, bıçağın ağzı açıktı. … öldüreceğim diye bağırdı. Bıçağı aldım. Eşimin boğazını sıkmaya devam ettiği için korku ve heyecanla rastgele bıçağı … ‘ın ayak tarafına salladım. Şoka girdim. Yaralama amacım yoktu.” şeklindeki savunma içeriği ile mahkemenin, sanık …’ün müşteki …’nun baldızı, sanık …’ün ise bacanağı olduğu, olay tarihinden önce 2012 yılı Nisan ayı içerisinde müşteki … ‘ın sanıklar … ve … ‘nın kızı ve aynı zamanda eşinin yeğeni olan 16 yaşındaki … ile rızası ile cinsel ilişkiye girdiği, Kasım ayı içerisinde ise birlikte Eskişehir’e giderek bir hafta kadar … ‘ın Eskişehir’de bulunan evinde beraber yaşadıkları, bu süre içerisinde … ‘un ailesi olan sanıkların her yerde onu aradıkları, hatta nerede olduğunu bildiği halde sanık …’ın da arama çalışmalarına onlarla birlikte katıldığı, sonrasında … ‘un eve döndüğü, bu olayın ortaya çıkmasından sonra suç tarihi olan 08.12.2012 tarihinde müşteki … ile sanıklar … ve … ‘nın … Hastanesi önünde karşılaşarak kavga ettikleri, bu kavga sırasında sanık …’ın Erdoğan’a vurup boğazını sıktığı, … ‘ın ise elindeki metal sopa ile … ‘ın kafasına vurduğu, eşi … ile kavga ettiği sırada sanık …’nın … ‘ın arkasından gelerek … ‘ın her iki bacağının diz kapağının alt kısmına elindeki bıçakla vurarak yaralanmasına neden olduğunu kabulü karşısında, müşteki … ‘ın sanıklara yönelik devam eden haksız hareketlerin haksızlık boyutu gözetilerek sanıklar hakkında tahrik nedeniyle yapılacak indirim oranının en üst seviyede olması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanık …’nın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.