Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/5036 E. 2016/5210 K. 05.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5036
KARAR NO : 2016/5210
KARAR TARİHİ : 05.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davalı kurum görevlileri tarafından davacıların kaçak elektrik kullandığından bahisle 06.11.2008 tarihli tutanağın düzenlendiğini ve davacılar hakkında… 2.İcra Müdürlüğü’nün 2008/4465 E. ve… 3.İcra Müdürlüğü’nün 2010/9948 E. sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını,ilgili tutanağın yasanın emrettiği şartlara uygun düzenlenmediğini, bu nedenle ilgili tutanağın delil gücünün olmadığını, davacılardan Kasım’ın 21.05.2008-22.08.2009 tarihleri arasında askerde olup askerlik görevini ifa ettiğini, bu nedenle kaçak tutanağın düzenlendiği 06.11.2008 tarihinde…’da olduğunu, yine kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen yerde sanayi elektriği kullanıldığı iddiasının da asılsız olduğunu,tutanağın gerçeği yansıtmadığını, kaçak elektrik kullanımı olmadığını belirterek, davacıların ilgili icra takip dosyasındaki borçlardan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar hakkında 28.01.2008 ve 06.11.2008 tarihlerinde kaçak tutanakları düzenlendiğini ve yönetmeliğe göre 5.675,65 TL ve 23.035,68 TL bedelli iki adet fatura tahakkuk ettirildiğini, davacıların kardeş olup ilgili adresteki plastik atölyesini birlikte işlettiklerini, tutanakların düzenlendiği sırada davacılardan ..’nin orada bulunduğunu, kimlik bilgilerinin tutanakta yazılı olmasının da bunun göstergesi olduğunu, 06.11.2008 tarihli tutanak tutulurken mahalde bulunan kısmına sehven … yerine …’in isminin yazıldığını,dava dilekçesinde davacıların 28.01.2008 tarihli tutanakla ilgili bir itirazları olmadığını,06.11.2008 tarihli tutanağın ise önceki tutanağın devamı niteliğinde olduğunu, davacılardan Kasım’ın askere alınma tarihinin de 21.05.2008 olduğunu, bu haliyle ilk zabıt tarihi olan 28.01.2008 tarihinden dört ay sonra askere gittiğini, en azından Kasım’ın bu dört aydan sorumlu olması gerektiğini, yapılan tahakkukların da doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; davacılari ve …’in… 2.İcra Müdürlüğü’nün 2008/4465 Esas sayılı takip dosyasında 5.961,40 TL,… 3.İcra Müdürlüğü’nün 2010/9948 Esas sayılı takip dosyasında 26.188,81 TL üzerinden icra takibine konulan miktarlar kadar borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK 204/2.maddesinde ise, yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılacağı açıklanmıştır.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek, mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15.madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olaya gelince; davalı kurum elemanları tarafından düzenlenen 28.01.2008 ve 06.11.2008 tarihli kaçak tespit tutanaklarında kuruma kaydı olmayan sayaçtan elektrik kullanıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece; … Vergi Dairesi’nin 24.06.2014 tarihli yazı cevabı ve kolluğun 29.07.2013 tarihli yazı cevabının davacının iddialarını doğrular içerik ve nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı … Vergi Dairesi’nin 24.06.2014 tarihli yazı cevabında davacılar .. ve … hakkında yapılan sicil kayıtlarının tetkikinde ilgililer adına herhangi bir mükellefiyet kaydına rastlanılmadığının belirtildiği; yine 29.07.2013 tarihli kolluk cevabında da ilgili adresteki plastik işini yapanların ..ve …’in babası olan..le dayıları . . ve babalarının arkadaşı olan.. adlı şahısların oldukları ve faaliyet yaptıkları,söz konusu yerde …’in yaklaşık bir yıl çalıştığı, …’in ise hiç çalışmadığı, bina sahibinin ise..olduğu, ilgili plastikçinin 2007 yılında açılmış olup yaklaşık bir sene faaliyette bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davacıların davaya konu kaçak tespit tutanaklarının tutulduğu yerle fiili ve hukuki bağlantılarının olup olmadığının tespiti yönünden mahkemece yeterli araştırmanın yapılmadığı, bu kapsamda mahkemece davacıların ilgili adreste fiil kullanıcı olup olmadıklarının tespiti yönünden daha kapsamlı bir araştırma yapılması ve ayrıca kaçak tespit tutanaklarını tanzim eden tutanak mümzilerinin de beyanlarına başvurulmak suretiyle davacıların taraflarına tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedellerinden sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar da dikkate alınmak suretiyle davaya konu edilen 28.01.2008 ve 06.11.2008 tarihli kaçak tespit tutanaklarını düzenleyen tutanak mümzilerinin de beyanlarının tespiti suretiyle davacıların ilgili tutanakların tutulduğu adresle fiili ve hukuki bir bağlantılarının olup olmadığının tespiti yönünden daha kapsamlı bir araştırma yapılması, davacıların ilgili adreste fiili kullanıcı olup olmadıklarının her türlü tereddütten uzak ve kesin bir şekilde tespiti neticesinde taraflarına tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedellerinden sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.