YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15694
KARAR NO : 2016/8510
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, 29/08/2006 tarihinde haczedilen iki adet çelik konstrüksiyonun müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, mahcuzların borçlu elinde haczedildiğini ve borçluya ait olduğunu bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu menkuller borçlunun faaliyet adresinde haczedildiğinden, İİK 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, davacı tarafından istihkak iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve tazminat yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu hacizli malların değeri, takibe konu alacak miktarından az olduğundan avukatlık ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin hüküm altına alınmamış olması doğru değildir.
Diğer taraftan İİK 97/13 maddesi uyarınca; İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa, alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur. Somut olayda, davalı alacaklı 12.02.2007 havale tarihli cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunduğundan, İİK 97/13 maddesinde yer alan koşullar dikkate alınarak, tazminat talebine yönelik olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.