YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26157
KARAR NO : 2016/8488
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, takip dayanağı ilamda hükmedilen 29.857,73 TL nispi vekalet ücreti ile 23.238,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 53.096,62 TL’nın kararın kesinleşmesi üzerine 15/05/2013 tarihinde müvekkili tarafından ödenmesine rağmen icra emrinde ilam tarihi olan 08/07/2010 ile takip tarihi olan 23/07/2014 tarihleri arası faiz isteminde bulunulduğunu açıklayarak icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, karar tarihi olan 08/07/2010 dan ödeme tarihi olan 15/05/2013 tarihine kadar faiz istenilmesinin mümkün olduğu belirtilerek, şikayetin kabulüne 08.07.2010-15.05.2013 tarihleri arasında faiz istenebileceği belirtilerek, icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100 (818 sayılı B.K’nun 84.) maddesinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Başka bir anlatımla kısmi ödemelerin öncelikle fer’i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, faiz borcunun bulunmaması halinde kısmi ödemenin anaparaya mahsup edileceği, birikmiş faiz borcunun bulunması halinde ise TBK’nun 100. maddesine göre hesaplama yapılacağı belirtilmiştir.
Somut olayda her ne kadar takip tarihinden önce ödeme yapıldığı ihtilaflı değil ise de ödeme yapılan tarihe kadar işleyen faizi kapsar bir ödeme bulunmamaktadır. Bu durumda yapılan ödemenin kısmi ödeme olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda Mahkemece, yukarıda belirlenen kurallar ışığında; TBK 100 (BK’nun 84.) maddesi uyarınca, İİK’nun 33. maddesi kapsamında kalan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan mahsup edilmesi her ödemede bakiye alacağın bu suretle saptanması gerektiği gözönünde bulundurularak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.05.2016 tarihinde karar verildi.