Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/7488 E. 2008/9460 K. 18.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7488
KARAR NO : 2008/9460
KARAR TARİHİ : 18.09.2008

MAHKEMESİ : ANKARA 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2007
NUMARASI : 2006/473-2007/325
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, yapılan imar uygulaması sonucu davalıya ait kaçak ve ruhsatsız yapının maliki olduğu 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaldığını, taşınmazını kullanamadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı, imar uygulaması ile tecavüzlü durumun oluştuğunu, kusurunun bulunmadığını, binanın kaim bedelinin tarafına ödenmesi gerektiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, imar uygulaması sonunda tecavüzlü durumun oluştuğu gerekçesiyle davalının elatmasının önlenmesine yapının yıkımına , davacı tarafından bankaya depo edilen miktarın davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere özellikle dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının yapılan imar uygulaması ile davalıya ait yapının maliki olduğu 10 parsel sayılı taşınmazı üzerinde kaldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunduğu görülmektedir.
Mahkemece yapılan araştırma sonunda davacının 10 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğu, davalının ise 6 parsel sayılı taşınmazda paydaş bulunduğu, yapılan imar uygulaması ile davalının yapısının davacı taşınmazına tecavüzlü duruma geldiği anlaşılmaktadır.
O halde kaim bedel karşılığı davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir reddine,
Ancak yukarıda değinilen belirlemeye göre, taşkınlığın idarenin aldığı karar gereğince yapılan uygulama sonucu oluştuğu gözetildiğinde tecavüzlü durumun meydana gelmesinde davalının kusurunun varlığı ve davanın açılmasına sebep olduğu kabul edilemez.
Hal böyle olunca, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve harç yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı nedeniyle yukarıda değinilen ilkeler gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.