Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/7659 E. 2008/9461 K. 18.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7659
KARAR NO : 2008/9461
KARAR TARİHİ : 18.09.2008

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2008
NUMARASI : 2007/627-2008/192
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 8 parselde 40/266 paya karşılık zemin katta iki dükkanı, projesine uygun olarak davalıya sattığını, ancak davalının satın aldığı yerden daha fazlasını işgal ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işgal edildiği iddia edilen dairenin davacı tarafından 20 yıl önce ortadan kaldırılarak bu haliyle kendisine satıldığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “noksan soruşturma ile yetinilerek karar verildiği” gerekçesiyle bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması doğrudur.
Ancak, bozmadan önceki kararla dava reddedilmiş ve davalı vekili lehine 150.000.000.-TL. vekalet ücretine hükmedilmiş, verilen red kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Oysa, hükmüne uyulan Daire bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda davacının davasının reddine karar verilmiş ve fakat davalı vekili yararına 2.300.-YTL. vekalet ücreti takdiri yoluna gidilmiştir.
Ne varki, Daire bozma kararından önce verilen red kararında davalı vekili lehine takdir edilen avukatlık ücreti ilk kararı davalının temyiz etmemiş olması nedeniyle miktar bakımından davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşturacağında kuşku yoktur. Hemen belirtilmelidir ki, kazanılmış hak olgusu kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece re’sen gözetilmesi gerekli bir kuraldır.
Öyle ise, yukarıda açıklanan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, davalı vekili lehine avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek vekalet ücreti takdiri doğru değildir. Davacının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.