Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/2771 E. 2012/5643 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2771
KARAR NO : 2012/5643
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ : ŞUHUT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2011
NUMARASI : 2011/48-2011/315
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, yanlar arasındaki 02.02.2010 tarihli ortak kullanım sözleşmesinin feshiyle, davalının davacıya ait 23 parsel numaralı taşınmaza müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TMK.’nun 2. maddesinde belirtilen iyiniyet kurallarına aykırı olarak dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, aktin feshi ve çaplı yere elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; taşınmaz öncesinde tek parsel halinde iken taraflarca ifraz edilerek 23 parselin davacı, 22 parselin ise davalı adına tescil edildiği, tarafların 22 parseldeki kuyu ve 23 parseldeki besihanenin kullanımı konusunda 2.2.2010 tarihli harici bir anlaşma düzenledikleri, davacının davalı tarafın bu anlaşmaya uymadığından bahisle aktin feshiyle 23 parsele elatmanın önlenmesi isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere TMK.’nun 683 ve devamı maddelerinde mülkiyet düzenlenmiş olup, 683. maddenin açık hükmü uyarınca malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi tasarruf, kullanma ve yararlanma hakkını kullanabileceği gibi malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı istihkak ve elatmanın önlenmesi davası açabilir.
Öte yandan; yanlar arasında düzenlenen 2.2.2010 tarihli belge harici bir belge olup, tarafların mülkiyet hakkını değiştirici ya da kısıtlayıcı bir sonuç ve yanlar yararına ayni bir hak doğuramaz. Ancak var ise kişisel haktan dolayı zarar tazmini istenebilir.
Sözü edilen 2.2.2010 tarihli belge karşılıklı muvafakata dayalı tarafların taşınmazlardaki kulanımını düzenleyen sözleşme niteliğinde olup, dava açılmakla muvafakatin geri alındığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulü gerekirken, mülkiyet hakkının özünü zedeleyecek şekilde yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru değildir.
Davacı vekilin bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.