Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/1283 E. 2012/5833 K. 18.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1283
KARAR NO : 2012/5833
KARAR TARİHİ : 18.05.2012

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2011
NUMARASI : 2010/413-2011/399
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar-Karşı Davalılar; dava konusu 135 ada, 90 sayılı parselde yer alan, 15 nolu bağımsız bölümün murisleri Ş.Ö. adına kayıtlı olduğunu, davalının haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemişler, karşı davanın ise reddini savunmuşlardır.
Davalılar-Karşı Davacılar; yüklenici firmanın inşaatı tamamlayamadan iflas ettiğini, öncesinde murisleri Ş.T.’nın 30.04.1974 tarihli harici satış sözleşmesi ile çekişmeli daireyi satın aldığını, bağımsız bölümdeki eksiklikleri tamamladıklarını, 1977 yılından bu yana taşınmazda oturduklarını belirterek elatmanın önlenmesi davasının reddine, karşı iptal tescil davasının kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
Asıl davanın reddine, karşı iptal ve tescil davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;”… davalının bayii yüklenicinin edimini yerine getirmediği sabit olup, harici satın almadan kaynaklanan varsa kişisel hakkı bu hakkını kendi bayii olan yükleniciye karşı kullanması gerekeceği, böylesi bir harici satıştan dolayı kayıt maliklerinin sorumlu tutmak ve onlar aleyhine 1940 tarih, 2/77 sayılı İ.B.K. gereğince harici satış bedelinden kaynaklanan hapis hakkının kullanılmasına da yasal olanak bulunmadığı; davalı taraf taşınmazda zorunlu faydalı bir masraf yaparak iyileştirme yapmışsa bundan kaynaklanan varsa bir alacağı iyi veya kötü niyetli olup olmadığına göre (T.M.K. 994, 995. md.) bir değerlendirme yapılması; değinilen kural ve ilkeler gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kabulüne karşı iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı karşı davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.05.2012 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat S.. T..geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacılar vekili Avukat ve dahili davalı M.Ö. gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: hkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda, çekişme konusu kat irtifaklı 15 nolu bağımsız bölümün kayden davacıların miras bırakanı adına kayıtlı olduğu, davalı karşı davacıların, taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı halde kullandıkları belirlenmek suretiyle, asıl davanın kabulüne, harici satın almaya dayalı karşı davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı karşı davacıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, bozma kararı gerekçesinde, davalı taraf taşınmazda zorunlu faideli bir masraf yaparak iyileştirme yapmışsa bundan kaynaklanan varsa bir alacağı iyi veya kötüniyetli olup olmadığına göre (TMK.994, 995 md.) bir değerlendirme yapılması gerekeceği açıkça vurgulandığı halde, bu yönden bir karşı talep olmadığı gerekçesiyle değinilen hususta bir karar verilmemiştir.
Bilindiği gibi, mahkemece, bozma ilamına uyulmuş olmakla taraflar lehine usulü müktesep hak doğar. Bu durumda, bozma ilamında gösterildiği şekilde işlem yapılması zorunlu hale gelir. Oysa, mahkemece anılan husus gözardı edilerek neticeye gidilmiştir.
Hal böyle olunca, bozma ilamında değinildiği üzere, faydalı ve zaruri masraflar yönünden bir değerlendirme yapılması, hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa ilişkin olarak yerinde olmayan gerekçeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalı karşı davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 18.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.