YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19031
KARAR NO : 2014/25020
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/03/2014
NUMARASI : 2013/243-2014/274
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imzayı inkar etmiştir. Mahkemece imzaya itirazın reddine ve borçlu aleyhine %20 oranında tazminata ve %10 oranında para cezasına hükmetmiş kararı borçlu vekili temyiz etmiştir.
İİK’nun 170/3. fıkrasında; “… İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre borçlu tarafından yapılan imzaya itirazın reddi halinde, borçlu hakkında tazminata ve para cezasına karar verilebilmesi için takibin durması gerekmektedir.
Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.05.2013 tarihli tedbir kararı ile takip alacağının %15’i oranında teminat yatırıldığı taktirde takibin geçici olarak durdurulmasına karar verilmiş ancak; durdurma kararında belirtilen teminatın yatırıldığına dair itiraza konu olan dava dosyasında ve ekindeki takip dosyasında belge bulunmadığından ve takibin durduğuna ilişkin icra müdürlüğünce verilmiş bir karar da olmadığından takibin durmadığı anlaşılmıştır.
O halde yukarda belirtilen açıklamalara göre takip durmadığından borçlu hakkında tazminata ve para cezasına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.