YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16424
KARAR NO : 2014/18595
KARAR TARİHİ : 25.06.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/01/2014
NUMARASI : 2013/1305-2014/44
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Borçlunun temyiz itarazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2)Alacaklının temyiz itirazlarına gelince :
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, takip dayanağı bononun teminat senedi olarak düzenlendiğini ileri sürerek borca itiraz etmiş, mahkemece istemin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
HGK’nun 14.3.2001 tarih ve 12-233/257 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 12-496/534 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere; dayanak belgenin teminat senedi olduğu iddiası, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Yazılı belge sunulduğu takdirde, İİK’nun 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda, takibe konu bono metninde teminat amaçlı verildiğine dair bir ibare yer almadığı gibi; takip alacaklısı lehtar ve keşideci borçlunun imzaladıkları 12.01.2012 tarihli mal karşılığı avans sözleşmesinde takibe dayanak bonoya açıkça atıfta bulunulmadığı, sadece 150.000 USD’lik cezai şarttan bahsedildiği görülmektedir. Diğer taraftan, bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen 03.08.2012 tarihli sözleşmenin 2.4. maddesinde 150.000 USD’lik bir teminat senedinden bahsedilse de, takibe dayanak bononun keşide tarihinin 12.01.2012 olduğu dikkate alındığında, ilgili sözleşmenin bu anlamda teminat iddiasını kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece borca itirazın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.