YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/7126
KARAR NO : 2012/2279
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
Tebliğname No : 1 – 2010/261567
MAHKEMESİ : Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 18/02/2010, 2008/209 (E) ve 2010/28 (K)
SUÇ : Kasten yaralama sonucu babasının ölümüne neden olmak
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık müdafiinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımayan ve süresinden sonra gerçekleşen duruşma talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Abdil’in, babası olan maktul Durdali’ye yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, meşru savunmaya, teşdiden ceza verilmesinin yersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, olay günü, sanığın, maktul Durdali’nin elinden tahrayı alarak kafa bölgesine vurması suretiyle sağ parietal arka kısmından başlayan 2 adet kırık hattı ile sol temporalde episubdural hematom ve kontüzyon oluştuğu, maktulün künt kafatası kırıkları, beyin harabiyeti ve kanaması sonucu öldüğü ve ölüm ile eylem arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılan olayda; yaraların niteliği ve darbenin şiddeti birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve bu nedenle kasten babayı öldürme suçundan 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d,29,62 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği düşünülmeden suçu niteliğinde yanılgıya düşülerek kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan TCK.nun 87/4,29,62 maddeleri uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), suçun niteliği, ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 27/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.